Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/21513 E. 2023/6847 K. 11.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21513
KARAR NO : 2023/6847
KARAR TARİHİ : 11.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 27.01.2016
SAYISI : 2015/366 E., 2016/17 K.
SUÇ : 6222 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet. temyiz isteminin reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

… 3. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, 19.01.2016 tarihli kararın, verilen cezanın miktarına göre kesin olduğu gerekçesiyle sanık ve müdafiin temyiz istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş ise de, sanığa 6222 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan verilen netice 1.000,00 TL adlî para cezası miktar itibarıyla kesin nitelikte olmakla birlikte aynı hükümde, sanık hakkında, 6222 sayılı Kanun’un 18 inci maddesi uyarınca, 1 yıl süre ile güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklama kararı da verildiğinden, hüküm kesinlik kapsamı ve sınırının dışında olup, temyiz yasa yoluna tabi bulunduğu cihetle, … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/366 Esas, 2016/17 Karar sayılı ek kararları kaldırılarak, asıl karara yönelik yapılan incelemede;

Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit

edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 6222 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2…. 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/366 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararı ile sanığın 6222 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, netice 1.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süre ile spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiin temyiz istemi, sanığa imza atması gereken maç listesi verilmediğine ve suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, 18.01.2015 tarihli müsabakadaki fiili nedeniyle, hakkında, kendisine 27.01.2015 tarihinde tebliğ edilen spor müsabakalarını seyirden yasaklama tedbiri uygulanmakta iken, taraftarı olduğu Kastamonuspor futbol takımının 01.03.2015 tarihindeki müsabakası ile ilgili imza yükümlüğünü yerine getirmediği belirlenmiştir.

2.Sanık, Cumhuriyet Başsavcılığındaki savunmasında, hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanması nedeniyle zaten imza yükümlülüğü olduğunu, bu nedenle kendisine ayrıca maç saatlerinde imza atmasına gerek olmadığı şeklinde bilgi verildiğini, Mahkemedeki beyanında ise yasaklı olduğunu bildiğini ancak kendisine imza yükümlülüğü olan maçları gösteren herhangi bir çizelge verilmediğini, maçların ne zaman olduğunu bilmediğini savunmuştur.

3.Atılı suçun önödemeye tabi olması nedeniyle sanığa önödeme önerisinde bulunulduğu, ancak sanığın ödeme yapmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık ve Müdafiin Bir Kısım Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi;
Her ne kadar sanık ve müdafii temyiz istemlerinde sanığa imza atması gereken maç listesinin verilmediğinden bahisle suçun oluşmadığını ileri sürmekte iseler de, 6222 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, hakkında tedbir uygulanan kişilerin, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmakla yükümlü olduğunun düzenlendiği, ayrıca kişilere imza atması gereken zamanları gösteren bir cetvel verilmesi öngörülmediğinden bunu takip sorumluluğunun da yükümlüde bulunduğu, nitekim spor müsabakalarının zamanlarının aleni ve önceden belirlenmiş olduğu cihetle, sanık ve müdafiin bu yöne temas eden temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

B. Sanık ve Müdafiin Sair Temyiz İstemleri ve Re’sen Gözetilen Hususların Değerlendirilmesi;
Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin değerlendirilmesinde, aşağıdaki hususlar dışındaki temyiz sebepleri reddedilmiştir.

1.Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun’un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir.

2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerinin bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi gerekmektedir.

Temyiz incelenmesine konu bu dosyada suç tarihi 01.03.2015 olup, iddianame 08.04.2015 tarihinde düzenlenmiştir.

Yapılan UYAP sorgulamasında, halen derdest olduğu anlaşılan,
a) Dairemizin 2021/21515 Esas numarasında kayıtlı olup, aynı gün incelenerek bozulmasına karar verilen … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/413 Esas, 2016/133 Karar sayılı dosyasının suç tarihinin 17.03.2015, iddianame tarihinin 16.04.2015,

b) Dairemizin 2021/21514 Esas numarasında kayıtlı olup, aynı gün incelenerek bozulmasına karar verilen … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/419 Esas, 2016/134 Karar sayılı dosyasının suç tarihinin 22.03.2015, iddianame tarihinin 16.04.2015 olduğu,

Ayrıca mahallinde kesinleştiği anlaşılan,
c) … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/357 Esas, 2017/293 Karar sayılı dosyasının suç tarihinin 22.02.2015, iddianame tarihinin 31.03.2015 olduğu görülmüştür.

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde 6222 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî

durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

3. 6222 sayılı Kanun’da, güvenlik tedbiri niteliğindeki spor müsabakalarını seyirden yasaklanma kararı ile belirli bir süre ile sınırlı olmak kaydıyla kişinin yükümlülük altına alındığı, bu yükümlülüklere uyulmadığı takdirde ise bu Kanun’un 18 inci maddesinin dokuzuncu fıkrasında tanımlanan suçun oluşacağı, yükümlülüklere uygun davranmama halinde uygulama alanı bulan bu suçtan dolayı Mahkemece kurulan hüküm ile birlikte ek olarak yeniden güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına karar verilmesi halinde, anılan maddenin düzenleniş amacından uzaklaşılacağı, ayrıca bu durumun infazda da tereddütlere neden olacağı, bu itibarla sanığın ceza mahkûmiyetine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, ayrıca güvenlik tedbiri olarak spor müsabakalarını seyirden yasaklanmasına da karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2016 tarihli ve 2015/366 Esas, 2016/17 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.09.2023 tarihinde karar verildi.