YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/22121
KARAR NO : 2023/9583
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/132 E., 2020/55 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri Ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, ret
Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri Ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de … olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık …’in Temyizi Yönünden
Hükmün sanığa SEGBİS aracılığı ile tefhim edildiği, mahkemece hüküm tefhim edilirken hüküm fıkrasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 263 üncü maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceğinin yazılması ve bu hususun da tefhim edilmesi gerektiği halde, tefhimden itibaren 7 gün içerisinde mahkemeye verilecek dilekçe ya da zabıt kâtibine beyanda bulunulmak suretiyle tutulacak tutanakla temyiz yoluna başvurulacağı belirtilerek sanığın yasa yolunda yanıltıldığı anlaşılmış, sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli ve 2019/132 Esas, 2020/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan sonuç olarak 1 yıl 8 … hapis ve 4 gün karşılığı 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, dava konusu eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’in temyiz istemi; ele geçirilen sigaralardan sadece 5 kartonun kendisine ait olduğuna, sigaraları satmak amacıyla bulundurmadığına, araçta ele geçirilen diğer sigaraların kendisine ait olması nedeniyle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın sevk ve idaresindeki … plakalı yolcu otobüsünde önleme araması kararı ile yapılan aramada bandrolsüz 319 paket gümrük kaçağı sigara ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Sanığın üzerine atılı suçu inkar ettiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanığın eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5752 sayılı Kanun ile değişik 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de … olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin hükmü temyize hakkı bulunmadığı, mahkemece kamu davasına katılmasına karar verilmiş olmasının da hükmü temyize hak vermeyeceği anlaşılmakla, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.Sanığın 06.09.2013 tarihli savunmasında üç arkadaşı ile birlikte İstanbul iline çalışmaya gitmekte olduklarını, ele geçen 319 paket sigaranın soruşturma aşamasında kendisine ait olduğunu söylemiş ise de bir kısmının arkadaşlarına ait olduğunu beyan ettiği, 26.09.2019 tarihli savunmasında ise sigaraların hepsinin kendisine ait olmadığını yakalanan sigaralar arasında yolculara ait sigaralar da bulunduğunu beyan etmesi karşısında savunmaları arasında çelişki, otobüsün şoförü olması ve sigaraların tek bir poşet içerisinde ele geçmesi karşısında savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmış olup ele geçen sigaraların ticari miktarda olması da nazara alınarak eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 4733 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
(10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği de gözetilerek) hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun’lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile aynı maddenin yirmiüçüncü fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)
7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği mahkemesince sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, dava konusu gümrük kaçağı sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, adli emanetin 2013/71 sırasında kayıtlı eşyaların müsaderesine karar verilerek imha edilen sigaralar hakkında müsadere kararı verilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli, 2019/132 Esas, 2020/55 Karar sayılı kararına yönelik Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı paragraflarda açıklanan nedenlerle Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 06.02.2020 tarihli ve 2019/132 Esas, 2020/55 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.