Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/2297 E. 2023/382 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2297
KARAR NO : 2023/382
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/1450 Esas, 2016/670 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası

yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 8 ay 15 gün hapis ve 1000 gün karşılığı 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, katılan vekili lehine dilekçe yazım ücretine ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, Aksaray Gümrük Müdürlüğü lehine maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmedilmesinin usul ve Yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile sınırlıdır.

2. Sanığın temyiz isteği, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, gümrük kaçağı sigaraları içmek amacıyla bulundurduğuna, mahkûmiyete yeterli delil olmadığına, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, geçerli sebep olmaksızın alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğuna, adli para cezasının çok fazla olduğuna, 24 ay taksitlendirme yapılabileceğine, kanuni indirim yapılmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve hapis cezasının ertelenmesi kararlarının verilmediğine ve re’sen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, …., Market isimli iş yerinde kaçak sigara satıldığına dair ihbar üzerine, Aksaray Sulh Ceza Hakimliği 2015/2760 D.İş sayılı arama kararı ile bahse konu iş yerine gidildiğinde, iş yerinde sanık …’in bulunduğu, yapılan aramada kasa olarak kullanılan masanın çekmecesinde çeşitli markalarda 134 paket kaçak sigaranın ele geçtiği anlaşılmıştır. Sanık …’in aşamalarda, sigara kullandığı için tır şoförlerinden sigara aldığını, kaçak sigara satmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

2. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği belirlenmiştir.

4. Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın iş yerinde usulüne uygun yapılan aramada 134 paket kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, ihbar, sigaraların niteliği ve ticari iş yerinde yakalanmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ticari kastla söz konusu eşyayı bulundurduğu sabit olan sanığın temyiz dilekçesi içeriğinde belirttiği, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, gümrük kaçağı sigaraları içmek amacıyla bulundurduğuna, mahkumiyete yeterli delil olmadığına ilişkin temyiz itirazları yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanığın ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Yasanın 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

4. 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “23 üncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.

5. 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilinin, teşdidi gerektirmediği halde, hapis ve adlî para cezasında teşdit uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.

6. Dava konusu eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

7. Kendisini vekil ile temsil ettiren Gümrük İdaresi lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aksaray 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2015/1450 Esas, 2016/670 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun, kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.01.2023 tarihinde karar verildi.