YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23252
KARAR NO : 2021/15467
KARAR TARİHİ : 24.11.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan vekilinin temyizinin nakil vasıtası hakkında kurulan hükümle ile sınırlı olduğu kabul edilerek katılan kurum vekili ve sanığın temyizleri üzerine yapılan incelemede;
02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun önödemeyi düzenleyen 75. maddesinde yapılan değişiklik sonucu, 6831 sayılı Kanun’un 108. maddesine aykırılık suçunun önödeme kapsamına alındığı ve Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 E., 2020/33 K. sayılı iptal kararları ile 7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesi ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda “basit yargılama usulü”nün uygulanması mümkün hale getirilmiş olduğu anlaşılmakla; sanık hakkında önödeme prosedürü ve basit yargılama usulünün uygulanarak, sonucuna göre hukukî durumun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
1- Adli sicil kaydından suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunduğu ve suç tarihinde bu hükümlülüğe ilişkin silinme koşullarının gerçekleşmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3 maddesinde yer alan, “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki hüküm uyarınca seçenek yaptırıma çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
2- Doğrudan verilen 4 gün adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.