YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23272
KARAR NO : 2023/6669
KARAR TARİHİ : 06.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/385 E., 2017/777 K.
SUÇLAR : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 13.03.2012 tarihli ve 2012/117 Esas, 2012/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçundan 1632 sayılı
Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 13.03.2012 tarihli ve 2012/117 Esas, 2012/36 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 14.05.2013 tarihli ve 2013/0728 Esas, 2013/0721 Karar sayılı ilamıyla; Anayasa Mahkemesinin, 17.01.2013 tarihli ve 2012/80 Esas ve 2013/16 Karar sayılı kararı ile, 1632 sayılı Kanun’un 47 nci maddesinin birinci fıkrasının A bendinin birinci ve ikinci cümleleri ile Ek 8 inci
maddesinin ikinci fıkrasının “Sırf askerî suçlar ile bu Kanunun Üçüncü Babının Dördüncü
Faslında yazılı suçlar hakkında, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” bölümünün
“…kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile …” ibaresinin ve 1632 sayılı Kanun’un Ek 10 uncu
maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması
karşısında; uygulamaya yönelik bu konularda, Mahkemesince yeniden değerlendirme ve tartışma yapılması gerekliliği nedeniyle mahkûmiyet hükümlerinin uygulama yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 03.12.2013 tarihli ve 2013/321 Esas, 2013/303 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına, sanık hakkında hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş; söz konusu karar, yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 30.12.2013 tarihinde kesinleşmiştir.
4. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 30.12.2013 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 24.03.2015 tarihinde basit yaralama suçunu işlediğinin … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/1166 Esas, 2016/310 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2017 tarihli ve 2017/385 Esas, 2017/777 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 03.12.2013 tarihli ve 2013/321 Esas, 2013/303 Karar sayılı, açıklanması geri bırakılan hükümlerinin açıklanmasına, sanığın emre itaatsizlikte ısrar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 85 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 5 … hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; olay günü nöbetçi olduğunu bilmediğine, ilacın etkisiyle uyumuş olduğundan nöbete gidemediğine ve ceza alması için kendisi aleyhine tanıklık yapanlar olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın 13.12.2011 tarihinde 02.30-04.30 saatleri arasında koğuş nöbetçisi, mağdur P.Çvş. …’ın ise aynı saatler arasında değiştirici (devriye) çavuş olarak görevli olduğu, nöbet saati geldiğinde, bir önceki koğuş nöbetçisi olan P.Er … Kara’nın sanığı nöbetine kaldıramaması üzerine durumu mağdur P.Çvş. …’a bildirdiği, mağdurun da görevi gereği sanığın yanına giderek nöbete kalkmasını söylediği, ancak sanığın, yatağından doğrularak a… koyayım, s… git şeklinde cevap vererek uyumaya devam ettiği ve nöbetine kalkmadığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık savunmalarında özetle; olay tarihinde psikiyatri uzmanının kendisine vermiş olduğu ilaçtan tek doz alması gerekirken üç doz aldığını, bu durumun kendisinde uyku hali yarattığını, olay günü nöbetçi olduğunu bilmediğini ve aldığı ilaçlardan dolayı dava konusu olayı hatırlamadığını, mağdurun çavuş rütbesine haiz olduğunu ve hakkında lehine olan hükümlerin uygulanmasını talep ettiğini beyan etmiştir.
3.İhbar üzerine sanık özetle; askerdeyken 85 gün hastanede yattığı, 13 yaşından beri psikiyatrik tedavi gördüğü, olay günü ilaç kullandığı ve kullandığı ilaçların etkisiyle olayı tam olarak hatırlayamadığı şeklinde savunmada bulunmuştur.
4.Mağdur …, tanıklar … ve …’un usulüne uygun olarak tespit edilen beyanları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir.
5.2. Komando Tugayı Lojistik Destek Karargah ve Karargah Takım Komutanlığı’nın 20.01.2012 tarihli ve “P. Er … Hk.” konulu yazısında nöbet çizelgelerinin imzalı bir suretinin koğuş nöbetçisine teslim edilerek koğuşlar bölgesinde tüm personelin nöbetlerini görebilmelerinin sağlandığı bildirilmiştir.
6.Sanığın suç tarihinde ve halen askerliğe elverişli olup olmadığı ile cezai ehliyetinin yerinde olup olmadığı hususlarının tespiti amacıyla dinlenen psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalaasında özetle; sanıkta antisosyal kişilik özelliklerinin olduğu, antisosyal kişiliğin TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliği (A) dilimi içinde (arızalı sağlam) yer aldığını, sanığın cezai ehliyetinin tam ve askerliğe elverişli olduğunu, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci ve 34 üncü maddelerinden yararlanamayacağını ve adli müşahadesine gerek olmadığını ifade etmiştir.
7.Olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
8. Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/1166 Esas, 2016/310 Karar sayılı sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.
9. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak
dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Anayasanın 129 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8 inci ve 95 inci maddeleri uyarınca; … kişilerin askeri suçları ile bunların … kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
2.2. Komando Tugayı Lojistik Destek Karargah ve Karargah Takım Komutanlığı’nın 20.01.2012 tarihli ve “P. Er … Hk.” konulu yazı içeriğine göre sanığın olay günü nöbetçi olduğunu bilmediği yönündeki temyiz sebeplerine itibar edilmemiştir.
3.(Kapatılan) Askeri Yargıtayın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, … kişilere nöbet tutmaları yönünde verilen emirlerin askeri hizmete ilişkin oldukları göz önüne alındığında; sanığın malum ve muayyen bir hale getirilmiş olan 02.30-04.30 saatleri arasında koğuş nöbeti tutması yönündeki emri hiç yapmamak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediğinin kabulüyle Mahkemece emre itaatsizlikte ısrar suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanarak ardından adli para cezasına hükmedilmesinde,
4.Tanık beyanları ve dosya kapsamında bulunan bütün delillerin değerlendirilmesi sonucunda; sanığın olay sırasında çavuş rütbesi ile üstü konumunda olduğunu bildiği mağdura yönelik olarak a… koyayım, s… git şeklinde sarfettiği sözlerin toplum içerisinde mağduru alçaltıcı ve haksız nitelikte olduğunun kabulüyle Mahkemece hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında,
bir isabetsizlik görülmemiştir.
5.Mahkemece hizmete müteallik bir muameleden dolayı üste hakaret suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.
6.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç tipi ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.11.2017 tarihli ve 2017/385 Esas, 2017/777 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz
sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.07.2023 tarihinde karar verildi.