Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/23458 E. 2023/6664 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23458
KARAR NO : 2023/6664
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/620 E., 2019/202 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 23.07.2015 tarihli ve 2014/47 Esas, 2015/655 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında amire fiilen taarruz suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 91 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun

(5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) 2. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 23.07.2015 tarihli ve 2014/47 Esas, 2015/655 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 4. Dairesinin 05.04.2016 tarihli ve 2016/202 Esas, 2016/218 Karar sayılı ilamıyla; sanığın adli safahati dikkate alındığında, sanığa ait sağlık kayıtları ile disiplin işlemine ve adlî işleme konu tüm belgelerin Birlik Komutanlığı, Askerlik Şubesi, Askerî Mahkeme ve Savcılıklardan temin edilerek dava dosyasına dâhil edilip, sanığın, suç tarihindeki cezai ehliyetinin ve askerliğe elverişliliğinin tespiti bakımından, psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayenesinin yaptırılıp, bilirkişinin lüzum görmesi hâlinde tam teşekküllü bir Askerî Hastanede adli gözlem altına alınması ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, Askerî Mahkemece, belirtilen eksiklikler giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2017/620 Esas, 2019/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında amire fiilen taarruz suçundan 1632 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının “az vahim hal” cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanık hakkında verilen kararın şüpheden sanık yararlanır ilkesine, hakkaniyete ve orantılılık ilkesine aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Yapılan incelemede; sanığın, 23.08.2013 tarihinde sabah içtimasına katılmadığı, bunun üzerine nöbetçi çavuş olan mağdur P.Çvş. …’ın sanığa bakmak için koğuşlar bölgesine gittiği ve koğuşlar bölgesinde olan sanığı içtimaya çağırdığı, fakat sanığın g.tünüz, başınız oynamasın diyerek mağdurun boğazını sıktığı ve sonrasında mağdura tokat attığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2.Sanık savunmalarında özetle; suçlamayı kabul etmediğini, mağdurun boğazını sıkıp tokat atmadığını, öncelikle beraatini talep ettiğini, mahkeme aksi kanaatte ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep ettiğini beyan etmiştir.

3.Mağdur beyanlarında; sanıktan içtimaya katılmasını koğuşa bizzat giderek istemesine karşılık sanığın kendisine g.tünüz başınız oynamasın bu saatten sonra ne içtiması diyerek boğazına sarıldığını ve sıkmaya başladığını ardından kendisine tokat attığını, bunun üzerine oradan ayrılarak durumu bölük komutanına anlattığını ifade etmiştir.

4.Usulüne uygun olarak yeminli ifadesi tespit edilen tanık …’ın beyanları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir.

5.Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından hazırlanan 14.11.2018 tarihli ve 2018/159 sayılı raporda; sanığın askerliğe elverişli olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinden faydalanamayacağı ve adli müşahadesine gerek olmadığı belirtilmiştir.

6.Olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Olay tarihinde sanığın rütbesiz … er, mağdurun ise çavuş rütbesine haiz olduğu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun’un 10 uncu ve 1632 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre aralarında ast-üst ilişkisinin bulunduğu, sanığın rütbece üstü ve nöbetçi olması sebebiyle amiri konumunda olan mağdurun boğazını sıkıp, tokat atmak suretiyle doğrudan onun vücut bütünlüğüne ve üstlük nüfuz ve otoritesine yönelik fiili saldırı gerçekleştirdiğinin kabulü ve dosya kapsamında bulunan ve usulüne uygun ifadeleri alınmış mağdur ve tanık ifadelerinin de bu yönde olduğu göz önüne alınarak Mahkemece amire fiilen taarruz suçuna konu eyleminin sabit görülerek sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip ardından takdiri indirim uygulanması suretiyle mahkumiyet hükmü kurulmasında, adli sicil kaydında yer alan başka hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunması ve takdiren hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde, adli para cezası seçenek yaptırımının tercih edilmiş olmasında ve bir gün karşılığı olarak adli para cezasının suç tarihinde geçerli olan alt sınırdan belirlenerek adli para cezasının taksitlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.03.2019 tarihli ve 2017/620 Esas, 2019/202 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.