YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2370
KARAR NO : 2023/4903
KARAR TARİHİ : 18.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/21 E., 2016/171 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suça konu telefonların kaçak olduğunu bilmediğine, arızalı olarak ayırdığı ürünler olduğuna ve re’sen de gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.12.2013 tarihi ile denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenen 22.07.2014 tarihi arasında zamanaşımının durduğu, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 28.07.2010 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
2.Dosyada bulunan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun 14.02.2012 tarihli mobil cihaz kayıt sisteminden aldıkları bilgileri içerir yazı cevabı ekindeki liste ve 10.12.2012 tarihli bilirkişi raporuna göre suça konu 11 adet cep telefonundan 8 adedinin sistemde kayıtlı olduğu, ancak 3 adedinin ise sistemde kayıtlı olmasına rağmen başka marka ve model cep telefonları adına kayıtlı olduklarının tespit edildiği görülmekle, 3 adet telefon dışında kalan cep telefonlarının iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 56. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2016/21 Esas, 2016/171 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, davaya konu (357085005954722, 357085005954698 ve 357085005954623 İMEİ numaralı) 3 adet kaçak cep telefonlarının 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, geriye kalan 8 adet cep telefonunun ise kaçak olmadıkları anlaşıldığından sanığa İADESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 18.05.2023 tarihinde karar verildi.