Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/23729 E. 2021/12719 K. 18.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23729
KARAR NO : 2021/12719
KARAR TARİHİ : 18.10.2021

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanununa aykırılık
HÜKÜM : Sanıklar …,…, …, …, … ve … haklarında İstinaf başvurularının esastan reddine, sanık …’nun tutukluluk halinin devamına

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Katılan Ziraat Bankası A.Ş. vekilinin duruşmalı inceleme talebi 5271 sayılı CMK’nun 299. maddesi gereğince uygun görülmemiş olmakla;
5271 sayılı CMK’nun 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Yasanın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan banka vekili ve sanık … müdafiinin, anılan sanık hakkında banka zimmeti suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik ve yine o yer Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan banka vekilinin sanıklar …, …, …, …, …, …, … ve … hakkında banka zimmeti suçundan kurulan beraat hükmüne ilişkin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf istemlerinin esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, o yer Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının, katılan Ziraat Bankası vekilinin ve sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nun 302/1. madde ve fıkrası gereğince ESASTAN REDDİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı
Yasanın 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 304. maddesi uyarınca dosyanın Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin ise bilgi için Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Beraat kararı verilen sanıklar … ile …’nun çok defa dövizlerini, hakkında mahkumiyet kararı verilen … ‘nun müdürlüğünü yaptığı banka şubesine, düzensiz ve kayıtsız olarak göndermeleri sonucu, kendi hesaplarına kayıtsız TL gönderildiği bilirkişi raporundan anlaşılmakla fiillerin kül olarak TCK’nun 39/2-c yollamasıyla 40/2 maddesinde belirtilen suçu oluşturacağından Sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.

KARŞI OY

Sanık … Ziraat Bankası … Şubesi müdürü olarak görev yapmakta iken 21.09.2018 tarihinde görev yerinden kaçtığına ve şube kasasında yüklü miktarda açık bulunduğuna yönelik iddialar üzerine ilgili şubede 21.09.2018 tarihinde yapılan kasa sayımında, 1.487.005,38 TL, 2.206.605 USD ve 1.589.160 EURO paranın noksan olduğunun tespit edildiği, buna göre davaya konu zimmet miktarının 27.127.519,107 TL olduğu, dosyada mevcut banka soruşturma raporu ve bu kapsamda düzenlenen 27.03.2020 tarihli soruşturma bigi notuna göre döviz bürolarının fiktif işlem yapma baskısı ve şube personelinin bu işlemlerin yapılmasına direnç göstermesi, ayrıca para grup merkezi yetkililerinin şubedeki fazla parayı teslim etme yönündeki baskıları neticesinde sanık …’nun olay günü kaçtığının belirtildiği, yapılan soruşturma sonucunda ise diğer sanıklarla birlikte, katılan bankada şube müdürü olarak çalışan sanık … ile…İnşaat ve Balcı Döviz şirketinin yetkilisi … ve Faktör Döviz yetkilisi … hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 5411 sayılı Yasanın 160/2. maddesi uyarınca nitelikli banka zimmeti suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
Sanıklar … ile … yönünden ilk derece mahkemesince sanıkların atılı suçu işledikleri sabit olmadığından beraat kararı verilmiş, katılan banka vekili tarafından anılan hükmün istinaf edilmesi ve Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Ceza Dairesinin istinaf başvurusunu esastan reddetmesi üzerine, anılan karara yönelik katılan banka ve sanık …’nun temyizleri üzerine Dairemiz tarafından yapılan temyiz incelemesinde ise aynı şekilde temyiz itirazlarının esastan reddine ilişkin karar verilmiştir.
Banka zimmeti suçu özgü suç olup ancak banka görevlilerince işlenebilir. Bu suçların işlenilişine iştirak edenler azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilirler. Tüm dosya kapsamına göre, sanıklar … ile …’nun banka görevlisi olmadıkları, ancak bankacı sanık …’nun zimmet eylemine özellikle 5237 sayılı TCK’nun 40. maddesi uyarınca azmettiren sıfatıyla iştirak ettikleri açıktır. Zira, sanık … tüm aşamalardaki savunmalarında özetle; “zimmete konu ilk işlemin olayın başlangıcından 5-6 yıl önce Balcı Döviz bürosundan aldığı 50-60.000 Euro borçtan kaynaklandığını, borcun vadesi gelmeden döviz bürosu sahibinin kendisini arayarak vadeli döviz kullanmak isteyen müşterisi olunca kendisine yönlendirmesini istediklerini, vadeli döviz alım işleminin döviz bürosundan döviz cinsinden alınan paranın bir kaç gün sonra TL olarak geri ödenmesi şeklinde işlediğini, kendisinin bu teklifi borcunun vadesi yaklaştığından kabul ettiğini, ancak herhangi bir müşteriye bunu sormadığını, vadesi gelen borcunu ödeyemeyeceğinden sanki müşteri varmış gibi döviz bürosundan vadeli döviz alarak TL.ye çevirip borcunu kapattığını, bu şekilde borcunu çevirmeye başladığını, tek seferde 50-60 bin ödemektense o zaman için vadeli döviz alarak aradaki kur farkını ödemenin daha mantıklı olacağını düşündüğünü, tabiki aradaki kur farkı nedeniyle zararı kendisinin ödediğini, uzun bir süre işlemlerin hemen her gün devam ettiğini, bir süre sonra tanıdıklarından borç alarak bu zararı finanse etmeye başladığını, sürecin böyle devam ettiği bir dönemde FAKTÖR dövizin de devreye girdiğini, aynı metotla vadeli döviz alarak Faktör dövizle de çalışmaya başladığını, son zamanlarda Bayraktar Döviz firması ile de aynı işlemleri yaptığını, bir müddet sonra bu döviz bürosu sahiplerinin kendisinden 100-250 TL vb. açık şekilde senetler aldıklarını, zaman içerisinde her iki döviz bürosunun da kendisini maddi açıdan aleyhine olacak şekilde kur ve fiyat ile sıkıştırmaya başladıklarını, ihtiyacı olduğundan daha az miktar ve fiyat vermeye başladıklarını, ihtiyacı olduğundan daha az miktar ve fiyat vermeye ya da ellerinde kalan fazla dövizi yüksek fiyattan kendisine satmaya başladıklarını…. Çeşitli sebeplerden döviz kurlarında yaşanan son zamanlardaki dalgalanmalarla zararının her gün çığ gibi büyüdüğünü, bir müddet sonra rakamların daha da büyüdüğünü, öyle ki döviz bürolarının bankaya fiziken döviz getirmeden bu tutarları TL.ye çevirdiklerini ve bunu kendisinden tahsil ettiklerini, işlem hacminin günlük 15-20 milyon TL.ye ulaştığını, döviz bürolarının söz konusu sirkülasyonda günlük 100-200-300 bin TL kar elde ettiklerini, Kasım ve Aralık aylarından itibaren şube kasasının bu kişilere para ödeyebilmek için açık vermeye başladığını, Banka bilgisayarına günlük gerçekleşen tüm işlemleri kaydettiğini, günlük işlemlere örnek vermek gerekirse sabah saat 09:00 ila 09:15 arası Balcı dövizin 1-1,5 milyon Euro ve bu tutarda doları fahiş fiyattan kendilerine sattıklarını, ardından bu tutarı TL.ye çevirdiklerini ve bir gün önce ki borcundan düştüklerini, rakamların tam denk gelmediği durumlarda kendisinin 50-100 Euro veya USD ödemek zorunda kaldığını,…Döviz bürosunda çalışan elemanların her gün sabah erkenden gelerek kendisinden para istediklerini, hatta döviz bürolarının bankanın Para Grup Merkezinden para istemesi konusunda kendisine baskı yaptıklarını, parayı almadan şubeden gitmeyeceklerini söylediklerini, zaman zaman işlemler sırasında hesaplarına para yatırttıklarını, söz konusu işlemler nediyle her gün 3-5 milyon TL nakit para bulmak zorunda olduğunu, bu sebeple başka bankalara veya başka döviz bürolarına döviz satarak TL toplamaya çalıştıklarını, son zamanlarda kasada oluşan açık nedeniyle şubede fiilen para olmadığından döviz bürolarının hesaplarına açıktan para yatırıp (fiilen olmayan para FİKTİF İŞLEM) başka bankalara EFT yaptırdıklarını ve bu şekilde başka bankalardan döviz bürolarının para çekmelerini sağladıklarını, zaman zaman Faktör dövizin ve … nun hesaplarına da açıktan yüklü miktarda para yatırdığını, bazen de şubede para olmadığı zamanlarda konu ile alakası olmayan şahısların hesaplarına bu şekilde açıktan para yatırma işlemleri gerçekleştirdiğini, bu şahıs ve firmaların … vs olduklarını… Bu kişi ve firmaların başka bankalardaki hesaplarından bu paraları çekerek dövizcilere götürdüklerini, bu işlemler neticesinde oluşan banka zararının döviz bürolarında olduğunu, tutuklandığı tarihten bugüne kadar susmasının sebebinin ise dövizcilerle yaptığı pazarlık olduğunu, dövizcilere bankanın parasını getirmeleri konusunda müddet tanıdığını” beyan etmiştir.
Banka zimmeti suçunun asli faili konumundaki banka görevlisi sanık …’nun şube kasasından gerçekleştirdiği zimmet eylemi nedeniyle sanıklar … ve …’nun;
Dosyada mübrez bilgi ve belgelere, sanık …’nun savunmalarına göre, sanık … ile girdikleri para alış verişi işlemlerinin sıklığına, bir kamu bankasının şube yöneticisi ile her gün çok yüksek tutarda, zaman zaman 15-20 milyon TL’yi bulan, para alış verişi/ döviz alım satımı gibi işlemler yapmalarına, bu şekilde MASAK tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda özellikle olayın ortaya çıktığı 2018 yılı içerisinde söz konusu Balcı ve Faktör Döviz gibi bürolarının geçmiş yıllara oranla döviz kurundan yansıyan dalgalanmanın çok daha ötesinde kar etmiş olduklarının anlaşılmasına ve bu noktada bir kamu bankasının yöneticisinin bu kârları kendilerine nasıl ödemiş olabileceğini düşünmüş olmaları gerektiğine ve yine karşılığı bulunmayan fiktif işlemlere rağmen adı geçen sanıkların söz konusu ilişkiye devam ederek bankayı usulsüz işlemlere aracılık vasıtası olarak kullanmalarına göre atılı 5411 sayılı Yasanın 160/1. ve TCK’nun 40/2. maddesi uyarınca azmettiren olarak sorumlu tutularak banka zimmeti suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemlerinin esastan reddine karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.