Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/23848 E. 2023/7614 K. 03.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/23848
KARAR NO : 2023/7614
KARAR TARİHİ : 03.10.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/66 E., 2017/118 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; cezasının infaz edildiğine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Sanık hakkında (Kapatılan) 2. Hava Kuvveti Komutanlığı Askerî Mahkemesi tarafından verilen 21.08.2008 tarihli ve 2008/477 Esas, 2008/854 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sanığın yüzüne karşı verildiği halde kararda itiraz süresinin “kararın tefhim/tebliğinden itibaren”
başlayacağının belirtildiği ve kararın sanığa tebliğ edilmeyerek yanılgıya neden olunduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği, dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildikten sonra da dava zamanaşımı süresinin durmadığı göz önünde bulundurularak yapılan incelemede; sanığın yargılama konusu eyleminin, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanık hakkında zamanaşımını kesen en son işlemin 08.05.2008 tarihli savunmasının olduğu anlaşılmakla; savunma tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu anlaşılmıştır.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2017 tarihli ve 2017/66 Esas, 2017/118 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

03.10.2023 tarihinde karar verildi.