Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/24136 E. 2022/17391 K. 30.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24136
KARAR NO : 2022/17391
KARAR TARİHİ : 30.11.2022

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından CMK’nun 288 ve 294. maddeleri kapsamında sanıklar Yaşar, Zeki ve sanık … müdafiinin belirttiği hukuka aykırılık nedenleri ile CMK’nun 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri de gözetilerek, yapılan değerlendirmede:
1-Sanıklar … ve … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde,
İlk derece mahkemesi tarafından verilen hükmün kaldırılarak yerine sanıkların kesinleşmiş orman kadastrosu bulunan yerde işgal ve faydalanma suçundan mahkumiyetlerine dair verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönellik sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz taleplerinin; suça konu yerin orman olduğunu bilmedikleri, suçun kasten işlenebilen bir suç olduğu ve suç işlemeye dair kastları olmadığına yönelik olduğu ve yine ayrıetten sanık Zekinin işçi olarak talimatları yerine getirdiğini, menfaatinin olmadığına yönelik temyiz talebinde bulunduğu, ancak kurulan hükümlerde bozmayı gerektirecek bir hukuka aykırılık bulunmadığından, sanıkların mahkumiyetine dair verilen karar hukuka uygun bulunmakla, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz isteminin, tebliğnameye uygun olarak, CMK’nun 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Sanık … hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin incelenmesinde,
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen duruşmalı inceleme neticesinde, sanığın kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalan suça konu yerde ekskavatörle orman yolu açmak suretiyle atılı suçu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de; haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşen sanıkların yol açma eylemi ile ilgili tanık olarak alınan beyanlarında ekskavatör sahibi sanık …’ı tanımadıklarını beyan etmeleri ve davanın dayanağını oluşturan suç tutanağında sanığa dair herhangi bir beyan geçmediği gibi
sanığın aşamalarda değişmeyen savunması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de,
Suça konu yerde meydana gelen zararın mahallinde yapılan keşif sonucu bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda sadece 3.260 TL zarar olduğunun belirtildiği, dosya içeriğinden el koyulmasına karar verilip müsaderesine karar verilen aracın değerinin bu zararın çok üstünde olduğunun anlaşılması karşısında, müsaderesine karar verilen ve suçta kullanılan nakil aracının değeri ile suç nedeniyle oluşan zarar arasında orantısız fark olması nedeniyle, TCK’nun 54/3. maddesi gereğince nakil aracının müsaderesinin hakkaniyete uygun olmayacağı gözetilmeden, nakil aracının iadesi yerine müsadere kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5271 sayılı CMK’nun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 304. maddesi uyarınca dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 30/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.