YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24699
KARAR NO : 2022/16921
KARAR TARİHİ : 24.11.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Anayasanın 141, CMK’nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet Savcısını ve herkesi inandıracak ve Yargıtay denetimine imkan verecek biçimde olması gerekir. Yargıtay’ın gerekçelerde tutarlılık denetimini yapabilmesi için; kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler konusunda mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ile mağdur ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin, hangi anlatımın ne gerekçeyle diğerine üstün tutulduğunun açık olarak hükmün gerekçesine yansıtılması ve mahkemece ulaşılan vicdani kanı sonucunda sanığın hangi fiillerinin suç sayıldığı açıklandıktan sonra kabul edilen bu fiillerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması, cezada artırım ve indirim gerektiren nedenlerin kanuni bağlamda tartışılması gerekirken, açıklanan bu hususlara uyulmayarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına atıf yapılarak gerekçesiz hüküm kurulması,
Kabule göre;
1- Sanığın 11.05.2018 tarihli ifadesinde askerliğe elverişli olmadığına dair rapor aldığını ifade etmesi ve askerliğe elverişli değildir kararı ile terhis edildiğine dair terhis belgesi fotokopisini ibraz etmesi karşında, bağlı bulunduğu Askerlik Şubesi Başkanlığından sanık hakkında askerliğe elverişli olmadığına dair herhangi bir sağlık kurulu raporu düzenlenip düzenlenmediğinin sorularak böyle bir rapor bulunması halinde raporun üst makam onaylı suretinin dosyaya getirtilerek askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığı hususunda ek rapor alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin sanığın firarda kaldığı tarihleri kapsayacak şekilde 02.05.2011-11.07.2011 şeklinde gösterilmesi yerine 02.05.2011 şeklinde gösterilmesi,
3-5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik nedeniyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
4-Sanığın 11.07.2011-13.07.2011 tarihleri arasında yolda ve gözaltında geçirdiği sürenin TCK’nun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsup edilmesine karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.