Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/24958 E. 2023/8498 K. 17.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24958
KARAR NO : 2023/8498
KARAR TARİHİ : 17.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/477 E., 2018/225 K.
SUÇ : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 21.05.2012 tarihli ve 2012/269 Esas, 2012/104 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 21.05.2012 tarihli ve 2012/269 Esas, 2012/104 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 19.11.2013 tarihli ve 2013/1325 Esas, 2013/1302 Karar sayılı ilamıyla; sanığın iddianameye konu eyleminin nasıl gerçekleştiğinin ve izin tecavüzünün temadisinin hangi gün ve saatte başladığının, her türlü şüpheden uzak bir şekilde tespit edilmesi için izin belgesi ve ilgili kayıtlar getirtilmeden hükme ulaşılması, noksan soruşturma olarak değerlendirilerek mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2014/13 Esas, 2014/500 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 08.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 08.01.2015 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 03.06.2015 tarihinde hakaret, yaralama, tehdit, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma ve mala zarar verme suçlarını işlediğinin Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli ve 2015/662 Esas, 2015/1003 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Van 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/477 Esas, 2018/225 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2014/13 Esas, 2014/500 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 … hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Yapılan incelemede; 21.06.2011 tarihinde on gün süreyle izne gönderilen sanığın, 01.07.2011 tarihinde birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 21.08.2011 tarihinde yakalanarak ele geçtiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir.

2. Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; babaannesinin kalp ve şeker rahatsızlığı olduğunu, Adana Numune Hastanesinde yattığını, takip etmek için izin tecavüzünde bulunduğunu, kız kardeşi ile ilgili çeşitli sorunlar yaşadığını, babasının kendisi küçükken vefat ettiğini, annesi ile görüşmediğini, askerlik ile bir probleminin ve psikolojik bir sorununun olmadığını, öncelikle beraatini talep ettiğini aksi takdirde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.

3.Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 06.02.2012 tarihli ve “Muazzez Efeoğlu” konulu yazısında 01.07.2011-31.08.2011 tarihleri arasında sanığın babaannesi olan Muazzez Efeoğlu hakkında
herhangi bir kayda rastlanılmadığı bilgisi verilmiştir.

4.Yüreğir İlçe Emniyet Müdürlüğünün 03.04.2012 tarihli yazısı ekinde sanığın yakalandığına dair tutanak ve bilgilendirme yazısı gönderilmiştir.

5.Jandarma Asayiş Kolordu Hizmet Destek Komutanlığının 12.02.2014 tarihli yazısı ekinde gönderilen tutanakta; sanığın Komutanlık kayıtlarında, birliğine ait personel kayıt defterinde ve TKTM bilgisayar kayıtlarında yapılan araştırmada katılış ve ayrılış yaptığına dair bir kayda rastlanılmadığı bildirilmiştir.

6.Er izin belgesi, sevk belgesi, vaka kanaat raporu, askerlik safahat çizelgesi ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.

7.Sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Adana 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.12.2015 tarihli ve 2015/662 Esas, 2015/1003 Karar sayılı kararı ve kesinleşme şerhi dosya kapsamında mevcuttur.

8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığa atılı suç tarihi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile denetim süresi içinde kasıtlı suçun işlendiği tarih arasında zamanaşımının durduğu hususu göz önüne alındığında; sanığa atılı suçun işlendiği 01.07.2011-21.08.2011 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.

2.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; Kıt’asından veya görevini yapmakta olduğu yerden izin, istirahat veya hava değişimi alarak ayrılanlardan, dönmeye mecbur bulundukları günden itibaren altı gün içerisinde özürsüz olarak gelmeyen askeri şahısların aynı Kanun’un birinci fıkrasında yazılı olduğu şekilde bir yıldan üç yıla kadar hapsolunacağının hüküm altına alınmıştır.

3.1632 sayılı Kanun’un 66 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de, Kanunda özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58’inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında Birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.

4.Gerek Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 06.02.2012 tarihli bilgilendirme yazısı içeriği ve gerekse sanık tarafından babaannesinin rahatsızlıklarını takip etmek ve kız kardeşiyle ilgili
problemleri halletmek zorunda kaldığı için izin tecavüzünde bulunduğu şeklinde mazeret olak ileri sürdüğü hususların, askerlik hizmetine … tutulabilir nitelikte olmadığı ve sanığın yakalanmakla ele geçtiği göz önüne alındığında; Mahkemece tüm unsurları ile oluşan atılı suça konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

5.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 01.07.2011-21.08.2011 yerine 21.08.2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak görülmüştür.

6.Hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmamasının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

7.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların … biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V.KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Van 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/477 Esas, 2018/225 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.10.2023 tarihinde karar verildi.