YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25642
KARAR NO : 2022/190
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesinin “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine;
a)Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,
b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet Savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” hükmünü içermesi karşısında;
Etkin pişmanlık hükümleri açıkça anlatılarak, soruşturma aşamasında ihtar yapılmayan sanıklara gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde 1/2 oranında indirim yapılacağının açıkça bildirilmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de,
1- 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından işlenebileceğinin belirtilmiş olması karşısında, sanıkların birlikte işledikleri iddia olunan fiilden dolayı eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak değerlendirilip sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek eylemin bireysel kaçakçılık olarak nitelendirilmesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
2- Sanıklar hakkında 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. madde ve fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde, 5271 sayılı CMK’nun 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18 maddesi yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22. madde ve fıkraları uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi,
3- Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık …’in eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 24.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.12.2013 olduğu,
UYAP’ta yapılan kontrolde;
Yargılaması devam ettiği anlaşılan … (…) Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/210 E. sayılı dosyasında sanığa atılı eylem ile ilgili olarak suç tarihinin 31.05.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.01.2014 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanık …’in bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Dava konusu gümrük kaçağı eşyanın 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi delaleti ile TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken TCK’nun 54. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi,
5- Katılan kurum lehine verilecek maktu vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsiline hükmedilmesi gerekirken sanıktan tahsiline karar verilmesi suretiyle infazda tereddüte neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatına göre CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanıkların cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 11.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.