Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/25912 E. 2023/714 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25912
KARAR NO : 2023/714
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/250 E., 2020/158 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 8 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 28.12.2011 tarihli ve 2011/395 Esas, 2011/461 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi (teşdiden) ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca altı ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. (Kapatılan) 8 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 28.12.2011 tarihli ve 2011/395 Esas, 2011/461 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4 üncü Dairesinin 10.09.2013 tarihli ve 2013/1064 Esas, 2013/1034 Karar sayılı kararı ile Askerî Mahkemece; 1.6.2011 tarihli oturumda, istemi nedeniyle mağdura katılan sıfatının verildiği, katılan olarak kabul edildiğinin ve duruşmanın tebliği ile yüzünde sabit eser kalıp kalmadığının tespiti için müzekkere yazılması için ara karar alındığı, ancak ara kararına rağmen, katılana katılma talebinin kabul edildiğine dair bir bildirim yapılmadığı, müteakip duruşma gününün tebliğ edilmediği ve katılanın yokluğunda hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırılık oluşturması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozma üzerine (Kapatılan) 8 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 05.05.2014 tarihli ve 2013/1357 Esas, 2014/257 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi (teşdiden) ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca altı ay yirmi gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8 inci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 04.07.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 04.07.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 23.05.2015 tarihinde görevi yaptırmamak için direnme, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, bıçak veya diğer aletleri izinsiz olarak satma, satın alma, taşıma veya bulundurma suçunu işlediğinin Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2015/1104 Esas, 2016/154 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2017/250 Esas, 2020/158 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 8 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince açıklanması geri bırakılan 05.05.2014 tarihli ve 2013/1357 Esas, 2014/257 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi (teşdiden) ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın, mağdur-katılan J.Onb. … ile aralarında, 31.12.2010 tarihinde yaşanan tartışma esnasına mağdurun yüzüne kafa attığı, darbenin etkisi ile mağdur-katılanın burnunun üstünde yaralanma meydana geldiği, yaralanma nedeniyle yüzünde sabit iz kaldığı anlaşılmaktadır.

2.Sanık 09.06.2011 tarihli savunmasında; suçlamayı kabul etmediğini, mağdurun yakasından sallamak suretiyle kendisini tahrik ettiğini, o anki ruh hali ile vurduğunu, kafa attığını, pişman olduğunu, lehe olan kanun hükümlerinin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesini istediğini beyan etmiş ve atılı suçu işlediğini ikrar etmiştir.

3. Bozma sonrası alınan 07.02.2014 tarihli beyanında; Yargıtay Bozma ilamına uyulmasını, öncelikle beraatine eğer tarafına isnat edilen suçtan dolayı mahkumiyetine karar verilecekse hakkında açıklanacak bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini ifade etmiştir.

4. İhbar sonrası alınan 05.04.2018 tarihli beyanında da; özetle önceki savunmalarını tekrar ettiğini, yaşadığı sıkıntıların suçu işlemesinde etkili olduğunu, müştekinin kendisinden uzun ve iri olduğunu, yakasından tutup çekerken kendi kafasını çarptığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini talep ettiğini ifade etmiştir.

5. Hasköy Devlet Hastanesince düzenlenen 31/12/2010 tarihli raporda burun üst kısmına 7 sütür atıldığı, hayati tehlikesinin olmadığı belirtilmiştir.

6. Usulüne uygun ifadeleri alınan katılan mağdur … ve görgü tanıkları sanığın mağdura kafa attığını beyan etmişlerdir.

7. Sanık hakkında(Kapatılan) 8 inci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 05.05.2014 tarihli ve 2013/1357 Esas, 2014/257 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2016 tarihli ve 2015/1104 Esas, 2016/154 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur.

8. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Olay tarihinde sanığın rütbesiz asker “er” mağdurun ise “onbaşı” rütbesine haiz olduğu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun’un 10 uncu ve 1632 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre aralarında ast-üst ilişkisinin bulunduğu, mağdurun sanığın rütbece üstü olduğu, sanığın rütbece üstü olan mağdurun yüzüne kafa atmak suretiyle doğrudan onun vücut bütünlüğüne ve üstlük nüfuz ve otoritesine yönelik fiili saldırı gerçekleştirdiği, böylece üste fiilen taarruz suçunu işlediği, sanığın savunmasında suçunu işlediğini ikrar ettiği, dosya kapsamında bulunan ve usulüne uygun ifadeleri alınmış katılan-mağdur ve tanık ifadelerinin de bu yönde olduğu anlaşılmakla; Mahkemece sanık hakkında, üste fiilen taarruz suçuna konu eyleminin sabit görülmesinde ve denetim süresi içerisinde Esas No : 2021/25912

kasten yeni bir suç işlediği anlaşılan sanık hakkındaki açıklanması geri bırakılan hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2020 tarihli ve 2017/250 Esas, 2020/158 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.