Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/27824 E. 2023/6709 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/27824
KARAR NO : 2023/6709
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/56 E., 2016/27 K.
SUÇ : 5187 sayılı Basın Kanunu’na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2016 tarihli ve 2015/56 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5187 sayılı Basın Kanunu’na (5187 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 21 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca ayrı ayrı 10.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; suç mağdurunun tanınması engellenecek şekilde gözlerinin mozaiklendiği, isminin rumuz olarak verildiği, haber yapılırken tüm önlemlerin alındığı, aynı haberin bir çok yayın kuruluşunda da yer aldığından suçun konusuz kaldığı, atılı suçun maddi unsurlarının oluşmadığı, lehe hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sorumlu müdürü sanık …, sorumlu müdürün bağlı olduğu yetkilisi … olan Vatan Gazetesi’nin 24.12.2014 tarihli nüshasının 3. sayfasında yayımlanan haberde, cinsel taciz mağduru N.A (13) ‘nın tanınmasına yol açacak şekilde yayın yapıldığı iddiası ile … Cumhuriyet Başsavcılığının 26.12.2014 tarih 2014/15067 sayılı yazıları uyarınca ihbarda bulunulduğu, 5187 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranıldığı gerekçesi ile sanıklar hakkında usulüne uygun olarak ön ödeme ihtaratının tebliğ edilmesine rağmen, ön ödeme şartlarını süresi içerisinde yerine getirmedikleri anlaşılmıştır.

2.Sanıklar, kovuşturma aşamasında duruşmaya katılmamış, sanıklar müdafiinin aşamalardaki savunmalarıda; suç mağdurunun gözlerinin tanınmasını engelleyecek şekilde mozaiklendiği, isminin rumuz olarak verildiği, tanınmasını engelleyecek tüm önlemlerin alındığı, ayrıca fotoğrafın haber değeri olarak birçok yayın kuruluşu tarafından paylaşıldığı, bu şekilde soruşturma konusu edilmesinin Anayasa’nın eşitlik ilkesini ihlal edici olduğunu belirttikleri görülmüştür.

IV. GEREKÇE
5187 sayılı Kanun’ un 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde öngörülen cezanın yalnızca adlî para cezasını gerektirdiği gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’ un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun’ un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin anılan Kanunun Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş

ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan hükme bağlanmış ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun’ un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’ un 251 inci maddeleri uyarınca dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre ise;
Sanıklar hakkında 5187 sayılı Kanun’ un 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmasına karşın, 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.12.2014 tarihli ve 2015/56 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.