Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/28041 E. 2021/18810 K. 28.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28041
KARAR NO : 2021/18810
KARAR TARİHİ : 28.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık … hakkındaki gıyabi kararın sanığa 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi gereğince tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de; anılan Kanunun 21. maddesi ile Tebligat Tüzüğü’nün 28. maddesinde belirtilen esaslara uyulmadığı, tebligatta muhatabın adreste bulunmama sebebinin gösterilmemesi ve “en yakın komşusu/kapıcı/yöneticiye haber verilmiştir” denilerek kime haber verildiğinin ve imzadan imtina edip etmediğinin açıkça belirtilmemesi karşısında yapılan tebligatın usulsüz olduğu, öğrenme üzerine yaptığı temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmakla, temyizin reddine dair mahkemenin 17/05/2016 tarihli ek kararı kaldırılarak 30/09/2015 tarihli asıl karara yönelik yapılan incelemede;
1)Sigara kaçakçılığı üzerine yürütülen istihbarı çalışmalarda, 21.06.2013 tarihinde … ilinden …’e … plakalı kamyonla yüklü miktarda gümrük kaçağı sigara getirileceği bilgisi alınması üzerine, … plakalı … marka kamyonun bekleme yerine geldiğinin görülmesi üzerine, durdurulup kontrol edildiğinde şoförünün … olduğu, araçta ise muhtelif marka toplam 96000 paket kaçak sigara ele geçirildiği, …’in olay anında polis tarafından temin edilen fotoğrafa göre sigaraların nakliyesi için anlaşma yaptığı kişiyi … olarak teşhis etmesi üzerine, her iki sanığın cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, … Asliye Ceza Mahkemesinin 10/09/2013 tarih ve 2013/1196 E. 2013/1038 K. Sayılı kararı ile sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiği, söz konusu kararın dairemizin 20/07/2019 tarih 2015/2158 E. 2017/6652 K. Sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, iletişimin tespiti kayıtlarına dayanılarak ele geçirilen sigaraların alıcısının sanık … olduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği gözetildiğinde; … ve … hakkında yürütülen yargılamanın akıbeti sorulup, kamu davası devam ediyor ise bu dosya ile birleştirilmesi, hüküm kesinleşmiş ise dosyanın celbi ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin, takdir ve tespiti gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise,
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10 madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın ilgili hükümleri (5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22 ve 5/2. maddeleri) somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.