YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28513
KARAR NO : 2023/563
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli, 2016/138 esas, 2016/381 karar sayılı kararıyla sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.03.2016 tarihli 2016/138 esas, 2016/381 karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli, 2021/1992 esas, 2021/3421 karar sayılı ilâmıyla;
” Suç tarihinde sanık …’in diğer sanık olan köy muhtarı ….’nın talimatıyla kendisine ait iş makinesi ile onun gösterdiği yerde mevcut olan yolu genişlettiğine, suça konu yerin orman olduğunu bilmediğine ilişkin savunması, diğer sanık …’nın ve dinlenen tanık beyanının da bu hususu doğrulaması karşısında; iş makinası operatörü olup, köy muhtarının talimatlarıyla orman yolunu açarken açma yaptığı iddia olunan sanığın, ne şekilde suç kastıyla hareket ettiği tartışılmadan yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin bozma kararı sonrası Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.06.2021 tarihli, 2021/343 esas, 2021/459 karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.11.2021 tarihli ve 7-2021/95554 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanığın suçu temyiz dışı sanık ile iştirak halinde işlediklerine, savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğuna, suçun unsurlarının oluştuğuna ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.29.12.2012 tarihinde ihbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan incelemede paletli kepçe ile orman alanında yol çalışması yapıldığı, 5 kental miktarında pırnal meşesi sökülerek 285 metre uzunluğunda, 5 metre genişliğinde yol açıldığı tespit edilmiş ve sanık hakkında suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
2. Suça konu yere ilişkin orman kadastro komisyonu işe başlama ve sonuçlandırma tutanakları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin Nazilli Kadastro Mahkemesinin 2005 yılında kesinleşen kararı ile çalılık vasfıyla Maliye Hazinesi adına tescil edildiği, orman işletme şefliğinin talebi üzerine Milli Emlak Müdürlüğü’nün 13.03.2006 tarihli yazısı ile eylemli orman olarak tahsis edildiği, buna istinaden orman tahdit komisyonu tarafından devlet ormanı olarak sınırlamasının 13.09.2007 tarihinde kesinleştiği ve 107 ada 17 numaralı parselin develet ormanı olduğu, davaya konu alanın 6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesine göre kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kaldığı ve devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu tespit edilmiş, fen bilirkişisi tarafından hazırlanan raporda da suça konu yerin 308 metrekarelik kısmının 107 ada 15 numaralı parselde kaldığı, bu parselin çalılık vasfı ile Maliye Hazinesi adına tescil edildiği belirtilmiştir.
4.Sanık bozma öncesinde alınan savunmasında, temyiz dışı sanık olan köy muhtarının köye ait patika yolun genişletilmesini ve davaya konu alanın tapulu arazi olduğunu söylediğini, köy muhtarının gösterdiği yerde kepçe ile çalışma yaptığını, suç işleme kastının bulunmadığını beyan etmiş, bozma sonrası alınan savunmasında ise bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
5. Dava dışı sanık … hakkında bozma öncesinde Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2016 tarihli, 2014/473 Esas, 2016/142 Karar sayılı kararı ile soruşturma izni alınması için yargılamanın durmasına ve sanık … yönünden dosyanın ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.
6. Tanık Ali İrik’in beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
7.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde; sanığın kullandığı iş makinesi ile yol açma çalışması yaptığının tespit edilmesi, sanığın yol çalışmasını köy muhtarının talimatı ile muhtarın gösterdiği alanda yaptığını savunması, temyiz dışı sanık olan ve suç tarihinde köy muhtarı olduğunu beyan eden …’nın ve tanığın sanık beyanlarını doğrulaması karşısında ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suç yönünden kastının bulunmadığı gözetilerek verilen beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2021/343 Esas, 2021/459 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin
temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.