YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28783
KARAR NO : 2023/7713
KARAR TARİHİ : 04.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/741 E., 2021/3 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, Dairemizin 07.07.2020 tarihli ve 2020/206 Esas, 2020/11283 Karar sayılı bozma ilâmı sonrası Mahkemece Yargıtay bozma ilâmının sanıklar aleyhine olduğu gözetilerek sanıkların savunmasının tespit edilmesi suretiyle bozma ilâmına ilişkin usuli işlemin gerçekleştirilmesinin ardından direnme kararı verildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.10.2017 tarihli ve 2017/1-290 Esas, 2017/443 Karar sayılı kararında ayrıntıları izah edildiği üzere Mahkemenin son uygulamasının, ilk hükümde yer almayan bir kısım yeni ve değişik gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, inceleme konusu kararın direnme kararı niteliğinde olmayıp eylemli direnme (uyma) ve dolayısıyla “yeni hüküm” niteliğinde olduğu ve bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtay’ın ilgili dairesine ait olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesinin ondördüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, sanık … yönünden zamanaşımı süresini kesen 18.12.2012 tarihli savunma tarihinden itibaren, hüküm tarihi olan 13.01.2021 tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi yerine yargılamaya devamla sanık hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Sanık … yönünden ise; 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 19.04.2013 tarihli savunma alma işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2021 tarihli ve 2020/741 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle 04.10.2023 tarihinde karar verildi.