Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/3022 E. 2023/607 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3022
KARAR NO : 2023/607
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, suça konu kaçak eşyaların müsaderesine

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Nakil aracı hakkında açılmış dava ve temyize konu verilmiş bir hüküm bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1) Mahkemece sanık hakkında 5607 sayılı Yasanın 3/10. maddesi gereğince cezada artırım yapılırken “yarısından 2 katına kadar” olarak düzenlenen artırım oranının gerekçe gösterilmeden en üst hadden belirlenmesi,
2) 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesi uyarınca belirlenen temel cezada aynı Kanunun 3/10. maddesi gereği cezada artırım yapılırken hem hapis hemde adli para cezasında artırım uygulanması gerektiği gözetilmeden sadece hapis cezasında artırım yapılması ve bu ceza miktarı üzerinden takdiri indirim yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,
3) 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Yasanın 8. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3. maddesinin 22. fıkrasının “23 üncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4- 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5- Dairemizce kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.05.2017 tarih 2015/7-389 E, 2017/272 K sayılı ve 08.04.2014 tarih, 2013/7-591 E, 2014/171 K sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte

değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20.05.2015, iddianame düzenlenme tarihinin 11.09.2015 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasında, Dairemizin 10/05/2022 tarihli 2021/27284 Esas 2022/9040 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesi’nin 2018/3743 Esas, 2019/2543 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 03.06.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 10.06.2015 olduğu,
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesi 2017/1378 Esas 2017/1330 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilen Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/433 Esas ve 2016/648 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 17.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin ise 18.06.2015 olduğu,
Suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. madde kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
6- 8740 paket kaçak sigaranın ele geçirildiği olayda dava konusu kaçak eşyanın miktarına göre sanık hakkında temel cezada TCK’nun 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
7- Dava konusu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilirken uygulama maddesinin 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi yerine, TCK’nun 54. maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
8- Kendisini vekil ile temsil ettiren Gümrük İdaresi adına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi,
9- Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan …’nun davaya katılan olarak kabul edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.