YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/30439
KARAR NO : 2023/3165
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/377 E., 2018/411 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 1. Ordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 16.06.2014 tarihli ve 2013/713 Esas, 2014/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste hakaret suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 85 … maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.(Kapatılan) 1. Ordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 16.06.2014 tarihli ve 2013/713 Esas, 2014/236 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 4. Dairesinin 13.01.2015 tarihli ve 2015/41 Esas, 2015/34 Karar sayılı ilâmı ile;
Tanıklar Uzm.J.III.Kad.Çvş. … ve Uzm.J.IV.Kad.Çvş. …’ın ifadelerinin tespit edildiği Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.12.2013 tarihli istinabe duruşma tutanağında, tanıkların ifadelerinin ayrı ayrı tespit edildiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığı, duruşma tutanağında “tanık …, tanık … geldikleri görüldü. Tanık huzura alındı…” şeklinde belirtildikten sonra, ilk olarak tanık …’in ifadesinin tespit edildiği, ardından diğer tanık …’ın kimlik bilgilerinin tespitine geçildiği görülmektedir. 5271 sayılı Kanun’un “Tanıkların Dinlenmesi” başlıklı 52 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “her tanık, ayrı ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenir” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak tanıkların birlikte dinlenildiği, ilk dinlenen tanık …’in ifadesinde, sanığın ne dediğini anlayamadığını, küfür ve hakaret duymadığını belirttiği, diğer tanık …’ın ise, iddia konusu sözleri duyduğunu belirttiği, onun da sonra dinlenen tanık olduğu, bu nedenle olayın sübutu bakımından önemli bir tanıklığı bulunan tanık …’ın ifadesinin usule aykırı alındığı anlaşılmakla mahkûmiyet hükmünün öncelikle usûl yönünden,
Tanık Uzm.J.III.Kad.Çvş. …’in ifadesinde; sanığın mağdura küfür ettiğini duymadığını beyan etmesine rağmen, dosya içeriğinde bulunan ve kendisinin de imzaladığı olay tutanağı ile birlik komutanlığında verdiği ifadenin, kovuşturmada alınan ifadesi ile çeliştiği, buna rağmen söz konusu çelişkinin giderilmediği ayrıca sanığın savunmalarında; 9-10 yıla yakın süreyle uyuşturucu (esrar, hap, eroin) kullandığını, askerlik yaptığı sürede de birkaç kez kullandığını, askerlik sürecinde Gölcük ve GATA Haydarpaşa Asker Hastaneleri ile Bakırköy AMATEM’de tedavi gördüğünü beyan etmesi nedeniyle, sanığın savunmalarında geçen hususların ilgili hastanelerden araştırılarak, varsa ilgili tıbbi kayıtlar getirildikten sonra, psikiyatri muayenesinin yaptırılarak, gerek görülmesi hâlinde, sanığın tam teşekküllü bir Askerî Hastanenin psikiyatri kliniğinde adli gözlem altına alınarak, madde bağımlısı olup olmadığının ve bu yönden askerliğe elverişli bulunup bulunmadığının, sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerekliliği sebebiyle de, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
3.Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2018 tarihli ve 2017/377 Esas, 2018/411 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste hakaret suçundan 1632 sayılı Kanun’un 85 … maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 61 … maddesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 1.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; askerlik süresi boyunca katılandan eziyet gördüğüne, hastalığından ötürü askerî hastanenin kendisine yatak istirahati vermesinin katılanı kızdırdığına, olay tarihinde psikiyatri ilaçları kullandığına, ruh sağlığının yerinde olmadığına, tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan J.Astsb.Kd.Çvş. …’ın, olay tarihinde İlçe J.K.’lığında Harekat Eğitim Astsubayı olarak görev yaptığı, her gün sabah içtimasından sonra 08.00-09.00 saatleri arasında, tüm personelin
katılımıyla, eğitim faaliyeti icra ettiği, olay günü de, katılanın, komuta ve nezaretinde, tüm askerler ile birlikte gazinoda eğitim faaliyeti yapıldığı, kısa süre sonra, sanık J.Er …’ın, katılana hitaben; “ben bunları ezberlemem, ezberleyemem, kafam almıyor, daha geçen hafta denetlemede rütbeli personel dahi sorulan sorulara cevap veremedi. Ben nasıl cevap vereyim” şeklinde konuştuğu, bunun üzerine, katılanın, sanığa; “rütbeliler seni ilgilendirmez, sen kendi işine bak, çalışırsan anlarsın, ezberlersin” şeklinde cevap verdiği, sanığın oturduğu yerden katılan ile konuşmaya devam etmesi üzerine, katılanın, kendisinden ayağa kalkarak esas duruşa geçmesini istediği, sanığın ayağa kalktığı fakat esas duruşunu yeterince gösteremediği, konuşma sırasında elini ve kolunu havaya kaldırarak konuşmaya devam ettiği, bunun üzerine katılanın, sanığa, hakkında tutanak tutulacağını, bölük komutanının odasına gitmesini emrettiği, sanığın gazino kapısından çıktıktan sonra, koridorda yüksek sesle, katılanın ismini kullanmaksızın; “a.ına koyduğumun çocuğu” şeklinde sözler sarf ederek merdiven korkuluklarını tekmelediği maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık aşamalardaki savunmalarında özetle; olay tarihinde Yalova İlçe Jandarma Komutanlığında askerlik hizmetini yapmakta olduğunu, … isimli şahsın kendisinin komutanı olduğu, olay tarihinde uyuşturucu bağımlılığı sebebiyle ilaç kullandığını, kendisini halsiz hissettiğini, komutanı kendisinden ezber yapmasını isteyince ezberinin iyi olmadığını söyleyerek red ettiğini, fakat o sırada herhangi bir laubali davranışının olmağını, komutanına karşı herhangi bir küfrünün yahut müdahalesinin bulunmadığını, bozma ilâmına karşı bir diyeceğinin olmadığını, beraatini talep ettiğini, herhangi bir zararı karşılamak istemediğini beyan etmiştir.
3.Katılan aşamalardaki beyanlarında özetle; bozma ilâmı konusunda bir diyeceğinin olmadığını, sanığın gıyabında kendisine karşı iddianamede belirtilen küfürü ettiğinin alınan tanık beyanları ile de sabit olduğunu, dosyada bulunan tüm tanıkların tekrar dinlenilmesini talep ettiğini ve sanıktan şikâyetinin halen devam ettiğini ifade etmiştir.
4.Yargılama aşamasında usulüne uygun olarak alınmış, yeminli ifadelerine başvurulan tanıklar …, …, … ve …’in anlatımları da maddi vakıayı destekler mahiyettedir.
5.Sanığın savunmalarında; 9-10 yıla yakın süreyle uyuşturucu (esrar, hap, eroin) kullandığını, askerlik yaptığı sürede de birkaç kez kullandığını, askerlik sürecinde Gölcük ve GATA Haydarpaşa Asker Hastaneleri ile Bakırköy AMATEM’de tedavi gördüğünü beyan etmesi nedeniyle, Diyarbakır Asker Hastanesi Baştabipliği tarafından 30.06.2016 tarihli ve 4670 numaralı, suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişlidir tespitini içeren sağlık kurulu raporu düzenlenmiştir.
6.Diyarbakır Asker Hastanesi Baştabipliğinin 25.07.2016 tarihli kati adlî muayene raporunda sanığın 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarından ayrıca 34 üncü maddelerinden faydalanamayacağı bildirilmiştir.
7.Olay tespit tutanağı, vaka kanaat raporu ve dosya kapsamında bulunana diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir.
8.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, UYAP üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Katılanın bölüğün eğitim astsubayı olarak eğitim faaliyetlerinin icrasından sorumlu olduğu, yargılama konusu suç tarihinde de eğitim amaçlı olarak sanığa bir takım ödevler verdiği ve aralarında daha önceden sanığın kızmasına neden olabilecek dosya kapsamına yansıyan bir durumun bulunmadığı görülmekle; Mahkemece sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu husus aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
2.Askerliğe elverişli olan ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın, rütbesiz asker er, katılanın ise Kd.Çvş. rütbesine haiz olduğu, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanun’un 10 uncu ve 1632 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına göre aralarında ast-üst ilişkisinin bulunduğu, sanığın rütbece üstü konumunda olan katılana yönelik “a.ına koyduğumun çocuğu” şeklinde sarfettiği sözlerin toplum içerisinde katılanı alçaltıcı ve haksız nitelikte olduğunun kabulüyle Mahkemece üste hakaret suçuna konu eyleminin sabit görülerek sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yalova 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.04.2018 tarihli ve 2017/377 Esas, 2018/411 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.