Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/31979 E. 2023/834 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/31979
KARAR NO : 2023/834
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/719 E., 2019/835 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.08.2013 tarihli ve 2013/770 Esas, 2013/456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 09.10.2012-16.10.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62
nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl denetim süresi uygulanmasına karar verilmiştir.

2.(Kapatılan) 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 16.08.2013 tarihli ve 2013/770 Esas, 2013/456 Karar sayılı kararının Komutan tarafından sanık aleyhine temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 23.12.2014 tarihli ve 2014/945 Esas, 2014/946 Karar sayılı ilamı ile;
“…Sanığın psikolojik tedavi görüp görmediği ve hakkındaki yargılamaların akıbeti araştırılarak, varsa görmüş olduğu tedavilere ilişkin raporların, kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin ve infaza dair belgelerin getirtilmesinden sonra; suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığı ve ceza ehliyeti konusunda ortaya çıkan kuşkunun giderilmesi bakımından, psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayenesi yaptırılıp, bilirkişinin lüzum görmesi hâlinde adli gözlem altına alınması ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.10.2019 tarihli ve 2017/719 Esas, 2019/835 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında 09.10.2012-16.10.2012 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olması, suça eğilimli kişiliği nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkemede olumlu kanaat oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına, sanığın suç işleme eğilimi nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkemede olumlu kanaat oluşmadığından 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın suça eğilimli kişiliği, sosyo-ekonomik durumu dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.12.2021 tarihli ve 2021/148885 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtilmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 09.10.2012 tarihinde P.Uzm.Çvş. Hayati …ile birlikte ifade vermek için Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesine gittiği, duruşmaya çıkmadan önce saat 08.50’de tuvalete gideceğini söyleyerek firar ettiği, 16.10.2012 tarihinde saat 12.30’da kendiliğinden Birliğine katılış yaptığı, bozma kararı sonrası düzenlenen Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesinin 25.07.2019 tarihli ve 2826 sayılı sağlık kurulu raporu ile sanığın psikiyatrik yönden sağlam olup halen ve suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğunun, Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 05.09.2017 tarihli ve 7036 sayılı sağlık kurulu raporu ile de

cezai ehliyetinin tam olduğunun, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkrasından istifade edemeyeceğinin belirlendiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunmalarında atılı suçu işlediğini ikrar ettiği belirlenmiştir.

3.Tanık Hayati Pişirici’nin beyanı dava dosyasında mevcuttur.

4.Birliği Komutanlığınca düzenlenen 12.10.2012 tarihli tutanakta; sanığın 09.10.2012 tarihinde gittiği 8. Asliye Ceza Mahkemesindeki duruşmasına çıkmadan firar ettiği belirtilmiştir.

5.Birliği Komutanlığınca düzenlenen 16.10.2012 tarihli tutanakta; sanığın 16.10.2012 tarihinde kendiliğinden birliğine katılış yaptığı belirtilmiştir.

6.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyma ya da direnme kararı verilmemiş ise de bozma ilamında belirtilen eksiklikler giderilerek eylemli şekilde bozma ilamına uyulduğu, bozma ilamı sonrası alınan Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesinin 25.07.2019 tarihli ve 2826 sayılı sağlık kurulu raporu ile sanığın psikiyatrik yönden sağlam, halen ve suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu; Elazığ Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 05.09.2017 tarihli ve 7036 sayılı sağlık kurulu raporu ile de cezai ehliyetinin tam olduğu, TCK’nın 32/1 ve 32/2. maddelerinden istifade edemeyeceği belirlenmiştir.

7.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
1.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre “Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre sanığın 09.10.2012-16.10.2012 tarihleri arasında kesintisiz süren ve altı haftalık mehil süresi içinde kendiliğinden gelmekle son bulan, 1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının a bendi kapsamına giren “firar” suçunu işlediği belirlenmekle, sanığın yasal, haklı ve inandırıcı gerekçelerle alt sınırdan, hakkında kanuni ve takdiri indirim de uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına dair mahkûmiyet hükmünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

2.Gerek dava dosyasında mevcut gerekse Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) ortamından temin olunan güncel adlî sicil kaydı ile tüm dosya kapsamında yer alan adli kayıtlar incelendiğinde; sanığın, Palu Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2012 tarihli ve 2012/48 Esas, 2012/41 Karar sayılı kararı ile kasıtlı suçtan neticeten 25 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın 11.09.2012 tarihinde kesinleştiği, Kahramanmaraş 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.07.2012 tarihli ve 2012/552 Esas, 2012/841 Karar sayılı kararı ile kasıtlı suçtan neticeten 600,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın 10.07.2012 tarihinde kesinleştiği, yine suç tarihinde önce iki ayrı firar suçu, suç tarihinden sonra da izin

tecavüzü suçu işlediği iddiasıyla hakkında üç ayrı iddianame düzenlendiği, 26.08.2012 tarihinde işlediği askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçundan mahkûmiyetine karar verildiği ve bu kararın 20.03.2014 tarihinde kesinleştiği belirlenmekle, Mahkemenin, “sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûm olması, suça eğilimli kişiliği nedeniyle bir daha suç işlemeyeceği hususunda mahkemede olumlu kanaat oluşmaması” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kurumunun uygulanmasına yer olmadığına, “sanığın suça eğilimli kişiliği, sosyo-ekonomik durumu dikkate alınarak” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçe ile hükmolunan netice cezanın 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi kapsamında seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak; hükümden sonra 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’la yapılan değişikliklerin, infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2019 tarihli ve 2017/719 Esas, 2019/835 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.