YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3256
KARAR NO : 2023/5895
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/525 E., 2015/721 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere talebinin reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/525 Esas, 2015/721 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet (5607 sayılı Kanun) suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237
sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği 10 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve suçta kullanılan aracın müsadere talebinin reddine, aracın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin sahibine ödenmesine, araç üzerindeki şerhin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan … İdaresi vekilinin temyiz talebi, suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re’sen göz önüne alınacak nedenlere ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz talebi, müvekkilinin eşyaların kendisine ait olmasına rağmen ceza alma ihtimaline binaen kamu zararını ödeyerek makbuzunu sunduğu, ancak buna rağmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmediğine ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmemesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağına göre, 23.08.2014 tarihinde sanık …’ın sevk ve idaresindeki 34 UP … plakalı yolcu otobüsünün Gürcistan’dan Türkiye’ye giriş yapmak üzere … Gümrük Kapısına geldiği ve şüphe üzerine aracın X-RAY’a sevk edildiği ve yapılan konrolde, aracın şoför yatak bölümünün sol tarafında sünger yatak altında toplamda 1.900 adet … testere aksamı ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, araçta şoförlük yaptığını, ele geçirilen eşyanın diğer sanığa ait olduğunu ve onun istemi üzerine araca yüklediğini, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
3.Malen sorumlu şirket yetkilisinin beyanında, sanığın araçta şoförlük yaptığını, olayla ilgilerinin olmadığını ve aracın üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.
4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ve 26.08.2014 makina mühendisi bilirkişinin raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki ”İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.” şeklindeki düzenleme gereği, nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği anlaşılmakla; sanığın suçta kullandığı aracında şoförlük yaptığını beyan ettiği, malen sorumlu şirket yetkilisinin de bu durumu doğruladığı olayda, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu kabul edilerek müsadere şartları oluşmayan suçta kullanılan nakil aracının müsadere talebinin reddine, aracın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin sahibine ödenmesine, araç üzerindeki şerhin karar kesinleştiğinde kaldırılmasına dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/525 Esas, 2015/721 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki aracın şoför yatak bölümünün sol tarafında sünger yatak altında toplamda 1.900 adet … testere aksamı ele geçirildiği olayda, sanık inkara dayalı savunmada bulunmuş ise de, eşyanın ele geçiriliş şekli ve yakalanan eşyanın miktarı göz önüne alındığında ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak;
1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılması zorunluluğu,
2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 23.08.2014, iddianame düzenleme tarihinin 13.09.2014 olduğu,
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP’…) yapılan incelemede, yargılaması devam eden Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/48 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 02.09.2014, iddianame tarihinin 16.10.2014 olduğu anlaşılmakla;
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tesisi,
3.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsadere kararı verilmesi gerekirken 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaleti ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsadere kararı verilmesi,
4.Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek elektrik hırsızlığı suçunun 05.07.2012 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 82 nci maddesi uyarınca yürürlükten kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 163 üncü maddesinin üçüncü fıkrasında yeniden düzenlenmesi ve anılan Kanun’un Geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında; elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan mahkumiyeti bulunan kişinin anılan Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 6 … içinde zararı tamamen tazmin etmesi halinde verilen cezanın tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılacağının hükme bağlanmış olması karşısında, adli sicil kaydındaki elektrik hırsızlığına ilişkin ilamla ilgili olarak uyarlama yargılaması ve ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı bulunmuştır.
V. KARAR
A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Hopa1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/525 Esas, 2015/721 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hopa1. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.11.2015 tarihli ve 2014/525 Esas, 2015/721 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafii ve katılan … İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.06.2023 tarihinde karar verildi.