Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/4162 E. 2023/9549 K. 01.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4162
KARAR NO : 2023/9549
KARAR TARİHİ : 01.11.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/60 E., 2016/316 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ
Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2016/60 Esas, 2016/316 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin yollaması ile 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereğince suça konu sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.

II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının isteyip istemediğinin sorulmadığına ve re’sen göz önüne alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1.22.12.2015 tarihinde … Market isimli işyerinde kaçak sigara satıldığı bilgisinin alınması üzerine kolluk ve Gelir İdaresi Dairesi Başkanlığı görevlileri tarafından bahse konu iş yerinde yapılan denetimde 68 paket kaçak sigara tespit edildiği, sanığın ikametinde Antalya 3. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22.12.2015 tarihli 2015/5636 Değişik İş sayılı arama kararı ile yapılan aramada 3830 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık savunmalarında sigaraları satmak için aldığını beyan etmiştir.

3.Bilirkişi raporunda suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu tespit edilmiştir.

4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosyada mevcuttur.

IV.GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

2.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fırkası delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden ve hükmün gerekçesinde sanık hakkında 5607 Kanun’ un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca hüküm tesis edildiği

belirtilmesine rağmen hükümde 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fırkası delaletiyle aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca teşdiden hüküm kurulduğu belirtilerek çelişkiye neden olunması,

3.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanması sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine doğrudan 62 nci madde olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

4.Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre müsaderesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

5.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması sonucu hükmedilen 100 gün karşılığı adlî para cezasının günlüğü 20,00 TL’den adlî para cezasına çevrilmesi sırasında 2.000,00 TL adlî para cezası yerine 200,00 TL adlî para cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini,

6.Hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama gideri miktar olarak belirtilmediği ve kısa karar altında masraf dökümü gösterilmediği halde, gerekçeli kararda 295,50-TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline hükmedilerek kararda çelişki oluşturulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2016/60 Esas, 2016/316 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanığın cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.11.2023 tarihinde karar verildi.