Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/4211 E. 2023/7080 K. 12.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4211
KARAR NO : 2023/7080
KARAR TARİHİ : 12.09.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/182 E., 2016/378 K.
SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na muhalefet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.10.2012 tarihli ve 2011/92 Esas, 2012/555 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu’na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 … hapis ve 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,

suça konu kaçak eşyanın tasfiyesinden elde edilen gelirin ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.

2.Anılan karara yönelik Cumhuriyet savcılığınca yapılan itiraz üzerine, mahkeme tarafından itirazın kabulü ile dosya yeniden ele alınarak 20.03.2013 tarihli ve 2012/623 Esas, 2013/112 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 … hapis ve 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

3.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 25.04.2013 tarihinde usulüne uygun olarak kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 02.07.2015 tarihinde işlediği tehdit suçundan mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/182 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 … hapis ve 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenleri; kararın mağduriyetine neden olduğuna ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.04.11.2010 tarihinde … ilinden … iline … plakalı tanker ile kaçak akaryakıt getirileceği bilgisine istinaden kolluk görevlilerince … – … karayolu üzerinde gerekli tertibat alınarak, bahse konu aracın görülmesi üzerine takibe alındığı, … petrol istasyonu adlı işyerinde, … plakalı çekiciye bağlı … plakalı tankerden hortum vasıtasıyla yeraltı tankına boşaltım yapıldığı esnada kolluk görevlilerince müdahale edildiği, petrol istasyonu çalışanı olan sanığın boşaltım yapıldığı esnada olay yerinde yakalandığı anlaşılmış ve yeraltı tankında 5520 litre kaçak akaryakıt ele geçirilmiştir.

2.Suça konu eşyanın motorin olduğuna, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğuna ve EPDK teknik düzenlemelerine aykırı olduğuna ilişkin Tubitak Mam raporu dava dosyasında mevcuttur.

3.Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, istasyona sürekli olarak gelen tankerin arıza yaptığı için akaryakıtını geçici olarak boşaltmak istediğini, buna yardımcı olurken polislerin geldiğini, akaryakıtın kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen olay tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
Ancak;
Hükmün açıklanmasına neden olan suçun, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca tehdit suçu olması, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesiyle değişik

5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup sanığa isnat edilen bu suçun da uzlaşma kapsamına alınmış olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 2 nci ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması karşısında, tehdit suçu yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de,
1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun’un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci ve onikinci fıkraları kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci ve onikinci fıkraları ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle,
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar … Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak,
Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci, beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,

2.Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin birinci fıkrası ile 61 inci maddesinin sekizinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,

Nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/182 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2023 tarihinde karar verildi.