Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/4909 E. 2021/13491 K. 25.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4909
KARAR NO : 2021/13491
KARAR TARİHİ : 25.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın dosyada mevcut kolluk tutanağına göre, 20.10.2010 tarihinde temyiz dilekçesini hastalığı nedeniyle mahkemeye ulaştırmak üzere güvenlik güçlerine teslim ettiği anlaşılmakla, sanığın öğrenme üzerine temyiz istemi süresinde kabul edilerek, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebi ile birlikte yapılan incelemede;
1. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
2. 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında sanığa yapılan 10/06/2020 tarihli ödeme ihtaratında indirim oranının 1/2 olarak gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olduğu bildirilerek sanığın yanıltılması, keza anılan ihtarı içerir davetiyenin Tebligatın Kanunu’nun 21. maddesindeki usule uygun şekilde sanığın duruşmada bildirdiği en son adresi yerine farklı bir adrese tebliğ edilmesinin de usulsüz olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katını ödemediğinden bahisle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması,
3. 5237 sayılı TCK’nun 51. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması koşulu ve (b) bendinde; suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması hükmü getirilmiş olmakla, adli sicil kaydına göre suç tarihinde sabıkasız olan, dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliği tespit edilemeyen ve yargılama sonucunda hakkında kısa süreli hapis cezası verilen sanık hakkında, hapis cezasının miktarı gerekçe gösterilerek dosya kapsamına uygun düşmeyen hatalı gerekçe ile hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine ve seçenek yaptırıma çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
4.Gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin TCK’nun 52/2. maddesi yerine TCK’nun 52/1. maddesinin yazılması ve yine dava konusu kaçak eşyanın müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan TCK’nun 54/4. maddesi yerine fıkra numarası gösterilmeksizin TCK’nun 54. maddesinin yazılması suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.