YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5710
KARAR NO : 2023/1390
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/547 E., 2017/529 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
(Kapatılan) 3. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 21.03.2017 tarihli ve 2017/87 Esas, 2017/57 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kendini askerliğe elverişsiz hale getirmeye teşebbüs suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca neticeten 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; herhangi bir gerekçe belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın 07.12.2016 tarihinde saat 09.00 sularında dinlenme odasında baygın bir vaziyette yerde yatar vaziyette ve yanında “Citoles” ve “Risperdal” adında ilaçların görülerek haber verilmesi üzerine Lütfiye Nuri Burat Devlet Hastanesine sevk edilip, burada midesi yıkanarak taburcu edildiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir.
2.Sanık olayın akabinde bilgi amaçlı olarak Bölük Komutanına verdiği ifadesinde çürük raporu almak ya da ölmek istediği ve askerlik yapmak istemediği için böyle bir yola başvurduğunu ifade etmiştir.
3.Sanığın mahkeme huzurunda alınan savunmasında; o tarihte psikolojisinin bozuk ve ailevi sorunlarının olduğunu, bu sebeplerle askerlik yapmak istemediğini ve reçeteli olarak kullandığı Risperdal ve Citales isimli ilaçlardan 40 adet yutarak intihar etmek istediğini, askerliğe elverişli olmadığını düşündüğünü ve beraatini talep ettiğini beyan etmiştir.
4.Mahkeme huzurunda mütalaasına başvurulan psikiyatri uzmanı Dz. Tbp.Alb. Uğur Karaca yazılı olarak sunduğu mütalaasında; “anti sosyal kişilik zemininde uyum bozukluğu tanısı ile uyumludur. Cezai ehliyeti tamdır. İşlediği fiilin hukuki anlam/sonuçlarını algılayabilecek düzeydedir. Bu fiil (suç niteliğindeki) kapsamında davranışlarını yönlendirme yeteneği de tamdır. Dolayısıyla 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında mütalaasına yer yoktur. 5237 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi kapsamında mütalaasına da yer yoktur (yararlanmaz). Alkol-Madde kullanımı (her türlü şekli/boyutu ile) kapsamında hakkında Sıhhi Krl. İşlemi/tedavi/ müşahade gerektirir bir tıbbi durumu yoktur. Bu konuda, ayrıntılı anamnezi alınmış, klinik muayene bulguları ve dosyada bulunan tıbbi/diğer belgeleri de değerlendirilmiştir. Kısacası, madde-alkol kullanımı ile alakalı olarak, ASKERLİĞE ELVERİŞLİDİR. Şimdiki durumu itibarı ile (1)+(3) toplam (4) ay hava değişimi kullandığı belgelerden anlaşılmaktadır (psikiyatrik rahatsızlığına binaen). Şu an ki askerliğe elverişlilik halinin AYAKTAN SIHHİ KURUL RAPORU ile (yatış işlemi olmadan) tesbiti en uygun olanıdır. Ancak, bu durum söz konusu suç tarihini (07.12.2016) kapsamaz. Zira; bu suçun işlenişinden sonra kendisine 15.12.2016 tarihi itibarıyla tekrar 3 (üç) ay hava değişimi verilmiştir. Yani henüz kesin karar (elverişsizlik kararı) verilmeyip, hava değişimi ile beklemeye alınmıştır. Hastalığın kronikleşmesi/ tekrarlayan bir niteliğe bürünüp bürünmeyeceğinin zamanla gözlenip tespiti cihetine gidilmiştir. Bu nedenle, suç tarihinde ASKERLİĞE ELVERİŞLİDİR (hastalık henüz kronik, tekrarlayan nitelik kazanmamıştır)…Cezai ehliyet tamdır. ADLÎ MÜŞAHADE gerektirmez.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV. GEREKÇE
(Kapatılan) Askerî Yargıtay’ın yerleşik kararlarında kabul edildiği üzere, 1632 sayılı Kanun’un 79 uncu maddesinde düzenlenen kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmek suçunun maddi unsuru, asker kişinin kendisini sakatlaması veya herhangi bir suretle kısmen veya tamamen kendisini askerliğe yaramayacak hâle getirmesi veya getirtmesidir. Sakatlamak eylemi, vücudun herhangi bir parçasını, bedenden ayırmak veya şeklini bozmak suretiyle işlev yapamaz hâle getirme olarak tanımlanmakta, askerliğe yaramayacak hâle gelmek ise askerlikle ilgili görevleri yapmaya kısmen veya tamamen engel teşkil eden durumların ortaya çıkması olarak kabul edilmektedir. Suçun maddi unsurunun yanında manevi unsuru oluşturan genel kast yetmemekte, failin kendisini askerliğe yaramayacak hâle getirmek özel kastı ile hareket etmesi gerekmektedir.
Yapılan açıklamaların ışığında dava konusu olay incelendiğinde; bilirkişi mütalaasında sanığın suç tarihi itibariyle askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğu bildirilmiş ise de; sanığın savunmalarında da belirttiği üzere psikolojik problemlerinin olduğu, ölmek ve intihar etmek istediği, psikolojik rahatsızlığına binaen çeşitli tarihlerde ve dava konusu suç tarihinden sonra hava değişimine gönderildiği ve olay günü kendini askerliğe elverişsiz hale getirme eyleminin sınırlarını aşacak boyutta 40 adet hap içtiği hususlarının hepsi bir arada değerlendirildiğinde, sanık savunmasının aksinin ispatlanamaması nedeniyle kendini askerliğe yaramayacak hâle getirmek kastıyla hareket ettiğinin söylenemeyeceği, en azından, olayın meydana geliş şekli ve mevcut delil durumu itibarıyla bu hususun şüpheli kaldığı, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiği ceza hukuku genel prensibinden hareketle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.03.2017 tarihli ve 2017/547 Esas, 2017/529 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.