Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/5759 E. 2023/919 K. 06.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5759
KARAR NO : 2023/919
KARAR TARİHİ : 06.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/371 E., 2016/712 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
(Kapatılan) 5. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 13.12.2016 tarihli ve 2016/1176 Esas, 2016/1144 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca on ay hapis hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eşi hamile olduğu, resmî nikahı bulunmadığından resmî nikah yaptığı ve eşine bakacak kimse olmadığı için suçu işlediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 18.05.2016 günü beş gün süre ile izne ayrıldığı, sanığa ayrıca Tekirdağ-Hatay illeri arasında gidiş geliş toplam dört gün yol süresi hakkı tanındığı, buna göre izin ve yol süresinin bitiminde en geç 27.05.2016 günü gün bitim saatine kadar birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bir süre izin aşımında bulunduktan sonra 07.10.2016 tarihinde Hatay/Antakya’da polisler tarafından yakalandığı ve Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim edildiği maddi vakıa olarak anlaşılmıştır.

2.Sanık 13.12.2016 tarihinde alınan ifadesinde özetle; resmî nikahlı olarak evli olmadığı eşinin hamile olduğunu öğrendiğini, bu yüzden izne ayrılıp eşiyle ilgilendiğini, resmî nikah yaptığını, ailesiyle arasını düzelttiğini, askerliğini bitirmek istediğini, RDM kaydının ve psikolojik bir probleminin olmadığını beyan etmiştir.

3.Dosya içerisinde sanığa ait 07.10.2016 tarihli yakalama tutanağı ve vak’a kanaat raporu mevcuttur.

IV. GEREKÇE
1.Birliğinden izinli olarak ayrılan sanığın, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın, izin bitiminden itibaren altı tam gün içerisinde birliğine katılmaması eylemi, izin tecavüzü suçunu oluşturmaktadır.

2.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde düzenlenmiş olan izin tecavüzü suçunun oluşabilmesi için, sanığın birliğine zamanında özürsüz olarak dönmemesi koşulu aranmakta ise de, Kanun’da özürün ne olduğu ve kapsamı belirtilmemiştir. (Kapatılan) Askerî Yargıtayın yerleşik kararlarında, izin tecavüzü suçunda yer verilen bu özrün kapsamı, TSK İç Hizmet Yönetmeliğinin 57 nci maddesinin (b) bendi ve 58’inci maddelerinde öngörülen kıstaslar esas alınarak, beklenmeyen aniden ortaya çıkan ve sanığın zamanında birliğine dönmesini zorlaştıran, engelleyen durumlar olarak kabul edildiği görülmekte ve ayrıca sanığın, kanuna aykırı eylemini bir an evvel sona erdirmeye veya mazeretini ortadan kaldırmaya yönelik hareketlerinin, kısaca, suç ve dehalet kasıtlarının dikkate alınması gerekmektedir.

3.Sanık tarafından ileri sürülen hususların, askerlik hizmetine üstün tutulabilir nitelikte olmadığı, aniden ortaya çıkmadığı, sanığın birliğine katılmakta geciktiği süre içinde özür oluşturan hâli gidermeye ve ardından birliğine katılmaya yönelik olarak herhangi bir davranış sergilemediği dikkate alındığında; sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

5.Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmamasının infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Marmaraereğlisi Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2016 tarihli ve 2016/1176 Esas, 2016/1144 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2023 tarihinde karar verildi.