YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5826
KARAR NO : 2023/881
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/198 E., 2016/60 K.
KATILANLAR : …, …
SUÇTAN ZARAR GÖREN : …
SUÇ : 5187 sayılı Basın Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2014/198 E., 2016/60 K. sayılı kararı ile Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 05.11.2015 tarihli ve 2015/2636 E., 2015/6744 K. sayılı kararına atıfla, İstanbul (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesinin kararına ilişkin itirazın yeni kurulan
sulh ceza hakimliğince incelenmesi gerekirken İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından incelenmesinin hatalı olduğundan, 5271 sayılı CMK’nin 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar vekilinin temyiz istemi,
1.6545 sayılı Kanunun 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, oysa düzeltme ve cevap yayımlanması isteminin reddine dair İstanbul (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesinin kararının ise anılan kanunun yürürlüğe girmesinden önce 02.06.2014 tarihinde verildiği, bu nedenle itirazın İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince incelenerek bir karar verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığına,
2.Düzeltme ve cevap yayımlanmasına dair kararın kesinleşmiş olduğu, Mahkemece artık bu kararın incelenemeyeceği, Mahkemece yapılması gerekenin düzeltme ve cevap yazısının mevzuata uygun yayımlanıp yayımlanmadığının belirlenmesinden ibaret olduğuna,
3.Re’sen gözetilecek hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılanlar vekili tarafından, düzeltme ve cevap yazısı yayımlanmasına karar verilmesi istemiyle, 30.05.2014 tarihinde yapılan başvuru üzerine, İstanbul (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.06.2014 tarihli ve 2014/271 Değişik İş sayılı kararı ile istemin reddine karar verilmiştir.
2.28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe gire 6545 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 6 ncı madde ile sulh ceza mahkemeleri kaldırılmış ve sulh ceza hakimlikleri ihdas edilmiştir. Yine 6545 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesi ile de 5271 sayılı CMK’nın 268 inci maddesinin, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde değişiklik yapılarak sulh ceza hakimliklerince verilen kararlara itirazların, maddede belirtilen usule göre diğer sulh ceza hakimlikleri tarafından inceleneceği düzenlemesi getirilmiştir.
3.Katılanlar vekilinin, 27.06.2014 tarihinde, İstanbul (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.06.2014 tarihli ve 2014/271 Değişik İş sayılı kararına itiraz etmesi üzerine, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2014 tarihli ve 2014/889 D.İş sayılı kararı ile itiraz kabul edilerek düzeltme ve cevabın yayımlanmasına, kesin olarak karar verilmiş ve bu karar, sorumlu yazı işleri müdürü olarak gösterilen sanık …’na 02.08.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir.
4.Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gönderilen belgelerden, 08.04.2014 tarihli beyannameye göre, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, düzeltme ve cevap yazısı yayımlanmasına dair, 08.07.2014 tarihli ve 2014/889 Değişik İş sayılı kararının sanığa tebliğ edildiği 02.08.2014 tarihinde, gazetenin sorumlu yazı işleri müdürünün sanık … değil İbrahim …olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.İtiraz kanun yoluna tabi olan İstanbul (Kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesinin 02.06.2014 tarihli ve 2014/271 Değişik İş sayılı kararının verildiği ve katılanlar vekili tarafından itiraz edildiği tarih itibarıyla
Sulh Ceza Mahkemeleri tarafından verilen kararları itirazen inceleme görevi Asliye Ceza Mahkemelerine ait olduğundan, tabî hakim ilkesi ve o tarih itibarıyla üst dereceli mahkeme tarafından incelenmesinin öngörülmesi nedeniyle, itirazın İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2014 tarihli ve 2014/889 D.İş sayılı kararı ile incelenerek karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Sanığın üzerine atılı 5187 sayılı Kanun’un 18 inci maddesinde düzenlenen suçun maddi unsuru düzeltme ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kesinleşmiş hâkim kararlarına uymamak olduğu cihetle, Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından, düzeltme ve cevabın yayımlanmasına ilişkin kararın usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğini, bu yönüyle de suçun maddi unsurunun oluşup oluşmadığını tartışmasında bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
3.Suç tarihi itibarıyla gazetenin sorumlu yazı işleri müdürünün sanık … değil İbrahim …olduğu anlaşılmıştır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin temyiz incelemesine konu kararının gerekçesi yerinde olmamakla birlikte, suç tarihinde sanığın sorumlu yazı işleri müdürü olmadığı anlaşıldığından, cezai sorumluluğundan da bahsedilemeyeceği cihetle, Mahkemenin sanık hakkındaki beraat kararı neticesi itibariyle doğru bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2014/198 E., 2016/60 K. sayılı kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı Düşünce)
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, 5187 sayılı Basın Kanuna muhalefet suçundan sanık hakkındaki beraate ilişkin hükmün, katılanlar vekilinin temyizi üzerine değişik gerekçe ile onanmasına ilişkindir.
Today’s Zaman Gazetesinin 10.03.2014 tarihli nüshasında yayımlanan haberle ilgili olarak tekzip talebinde bulunan katılanlar vekilinin cevap ve düzeltme isteminin ilgili gazetede yayınlanmaması
nedeni ile katılanlar vekili tarafından İstanbul (kapatılan) 20. Sulh Ceza Mahkemesine yapılan başvuru sonucu verilen 02.06.2014 gün ve 2014/271 D. İş sayılı kararı ile cevap ve düzeltme talebinin reddine dair karara karşı yapılan itiraza ilişkin, İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2014 gün ve 2014/889 değişik iş sayılı karar ile itirazın kabulüne karar verilmiştir.
28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 74. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268/3-a maddesinde “…Sulh ceza hâkimliği kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir….”hükmü ile,
6545 sayılı Kanun’un 48. maddesi ile değişik 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev Ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 10/1. maddesinde yer alan “…Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, yürütülen soruşturmalarda hâkim tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve bunlara karşı yapılan itirazları incelemek amacıyla sulh ceza hâkimliği kurulmuştur…” şeklinde düzenlemeler yapılmıştır.
İncelemeye konu dosyada; düzeltme talebi reddedilen kişinin itirazını inceleyen mercii İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince kamu düzeninden olan görev hususunun her zaman re’sen gözetmesi ve yasada itiraz merciine dair yapılan değişiklik nedeniyle görevsizlik kararı verilerek, dosyanın itiraz incelemesi yapılmak üzere yetkili ve görevli itiraz merciine gönderilmesi gerekirken, dosyanın esasına girmek suretiyle 08.07.2014 tarihinde itirazın kabulüne karar verildiği anlaşılmakla,
Yargıtay 19.Ceza Dairesinin 2016/13057 E. 2017/5905 K. ve 2016/9688 E. 2016/19821 K. ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2016/11946 E. 2017/15404 K.sayılı kararları da gözetilerek mercii kararının verildiği tarihte itirazı değerlendirme görevinin sulh ceza hâkimliğine ait olması dolayısıyla İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesince karar verilmeyerek dosyanın görevli ve yetkili olan hakimliğe gönderilmesi gerekirken, kanunla verilmemiş bir yetkiyi kullanmak suretiyle karar verilmiş olması nedeniyle asliye ceza mahkemesinin kararı ile birlikte sonrasında yapılan usulü işlemler hukuki değerden yoksun olmaları dolayısıyla temyiz incelemesine konu bir hüküm bulunmadığı belirlenerek dosyanın mahalli mahkemesine gönderilmesi için incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na Tevdiine karar verilmesi gerektiği görüşüyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.17.01.2023