Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/8409 E. 2022/18201 K. 01.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8409
KARAR NO : 2022/18201
KARAR TARİHİ : 01.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Olay tarihinde uygulama noktasında durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki araçta 650 lt kaçak akaryakıt ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında, ele geçirilen akaryakıtın yaklaşık 250 litresini Silopi’de seyyar satıcılardan aldığını, kalan akaryakıtı ise aracıyla olay günü Irak’tan getirdiğini ve 70 lt akaryakıt için gümrük görevlilerince verilen cezayı ödeyerek giriş yaptığını beyan ederek dosyaya sözlü beyan formu ile 20.05.2014 tarih, 0932975 sıra no’lu alındı belgesini ibraz etmiş ise de, sunulan sözlü beyan formunun okunaklı olmadığı ve dosya kapsamında aracın ülkeye giriş çıkış tarihlerine dair tespit bulunmadığı cihetle, … plakalı aracın suç tarihi ve öncesine ait ülkeye giriş çıkış
kayıtlarının celp edilmesi, giriş çıkış kayıtlarının var olduğunun belirlenmesi halinde sanığın suça konu eşyaya ilişkin beyanda bulunup bulunmadığının sorularak buna ilişkin belgelerin istenmesi, aracın muafiyet kapsamında getirebileceği akaryakıt miktarının ilgili mercilerden araştırılması, dosya içerisinde … varakası bulunmadığı hususu da göz önünde bulundurularak yapılan tespit üzerine belirlenen suça konu akaryakıt miktarı için … varakası düzenlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK’nun 53.maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Dava konusu kaçak eşyanın müsaderesine dair kararla yetinilmesi gerekirken, tasfiyesine de hükmedilmesi,
5- Suçta kullanılan nakil aracında ele geçen eşyanın, taşıma aracı yüküne göre miktar veya hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmaması ve kaçak eşyanın bilinen değeri ile nakil vasıtasının bilinen değeri göz önüne alındığında müsaderenin 5237 sayılı TCK’nun 54/3. maddesi kapsamında hakkaniyete aykırı olacağı gözetilerek, nakil aracının orijinal olmayan yakıt deposu ve su deposu masrafı sanıktan alınmak suretiyle sökülerek ve üzerindeki şerh kaldırılarak sahibine iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.