Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2021/9815 E. 2021/12807 K. 11.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9815
KARAR NO : 2021/12807
KARAR TARİHİ : 11.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, sanık … hakkında hükümlülük, müsadere, nakil aracının iadesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin sanık … hakkında verilen beraat hükmünü temyizi üzerine yapılan incelemede;
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanık …’ın sürücülüğünü yaptığı, sanık … ’ın da yolcu olarak bulunduğu … plakalı aracın kolluk görevlileri tarafından durdurulduğu, usulüne uygun olarak yapılan aramada aracın arka koltuklarında ve bagajında toplam 268 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; dava konusu kaçak eşyanın bagajda ve arka koltukta siyah poşetlerde görünür şekilde ele geçtiğinin anlaşılması, sanık …’nin de sanık …’in sigaraları alırken yanında blunuduğunu beyan etmesi ve sanıkların yine Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2021/13 Esas sayılı derdest dosyasında sanıkların birlikte 393 karton gümrük kaçağı sigarayı 16.02.2014 tarihinde naklederken yakalanmaları karşısında, sanık …’nin diğer sanık … ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde olduğunun kabulü ile sübuta eren atılı suçtan mahkumiyeti yerine suçtan kurtulmaya yönelik savunmalara itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II) Katılan … İdaresi adına Hazine vekilinin temyizinin nakil aracının iadesi kararına yönelik olduğu gözetilerek Katılan … İdaresi adına Hazine vekili ve sanık …’ın temyizleri üzerine yapılan incelemede ise;
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan kurum adına Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.