Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/10366 E. 2022/16165 K. 14.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10366
KARAR NO : 2022/16165
KARAR TARİHİ : 14.11.2022

5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanıklar …, … ve …’un ayrı ayrı beraatlerine, sanıklar kendini vekille temsil ettirdiğinden 4.080,00 Türk lirası (3 kez) vekâlet ücretinin hazineden alınarak sanıklara ayrı ayrı verilmesine dair KÜÇÜKÇEKMECE 16. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 07/04/2021 tarihli ve 2018/838 Esas, 2021/598 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığı’ndan verilen 29/07/2022 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.10.2022 tarihli ve KYB. 2022-111359 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 25/11/2021 tarihli ve 2018/525 Esas, 2021/5857 karar sayılı ilamında yer alan, “…Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” biçimindeki düzenleme ile Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulu’nun 16/10/1978-2/324-350 sayılı Kararında belirtilen “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekâlet ücretinin tayininde esas ilke olarak sanıkların adedi ya da sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip edilen davaların adedini esas almış ve taraflara yükletilecek avukatlık parasının her dava için ayrı ayrı tayinini öngörmüş olması karşısında; ayrı ayrı dava açılmadıkça ücreti vekâletin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün bulunmadığı” hususu nazara alınarak, kendilerini tek vekille temsil ettiren ve haklarında beraat kararları verilen sanıklar yönünden tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,…” şeklindeki açıklamalar ile 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda yargılama aşamasında sanıkların aynı avukat tarafından temsil edildiğinin anlaşılması karşısında, sanıklar lehine tek avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, her bir sanık lehine ayrı ayrı maktu vekâlet ücreti verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören ve yargılamaya katılma hakkı bulunan kurum olan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu dava ve duruşmadan haberdar edilmeden yargılama sonlandırıldığı gibi, adı geçen kuruma gerekçeli kararın tebliği de yapılmadığı ve bu nedenle kanun yararına bozma istemine konu karar ile ilgili usuli işlemlerin tamamlanmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, 14/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.