YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10533
KARAR NO : 2022/17667
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununa muhalefet
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın beraatine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nun 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Yasanın 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile katılan vekilinin temyiz dilekçesinde belirttiği nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun esastan reddi ile hükmün düzeltilerek sanığın müsnet suçtan beraatine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde olmayıp, katılan adına tescilli “… ” markası ile sanığın iş yerinde astığı tabelada kullandığı “… ” markası arasında genel görünüm ve insan duyularında bıraktıkları izlenim bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ortalama tüketiciler yönünden iltibas oluşturmayacağı anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat hükmü sonucu itibarıyla doğru olduğundan, katılan vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nun 302/1. madde ve fıkrası gereğince ESASTAN REDDİNE, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Yasanın 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 304. maddesi uyarınca dosyanın Kuşadası 3. Asliye Ceza Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin bilgi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2022 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
(KD) (KD)
KARŞI DÜŞÜNCE
Yerel Mahkemece sanığın mahkumiyetine dair verilen hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın beraatine dair verilen hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya heyetimizce incelenmiş olup, heyetimizin sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlık, sanığa isnat edilen marka hakkına tecavüz suçunun unsurları itibarıyla oluşup oluşmadığına ilişkin olup, sanık hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin esastan reddine ilişkin düşünceye katılmıyoruz.
Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanununun 30/1. maddesinde marka hakkına tecavüz suçu; “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır şeklinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre iktibas veya iltibas fiilleri gerçekleşmeden suçun oluşması mümkün olmayacaktır.
Türk Dil Kurumu sözlüğünde iktibas; ödünç alma, alıntı olarak; iltibas ise; andırışma olarak tanımlanmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2019 tarih ve 2017/7-369 E. 2019/621 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere; markaların benzerliğinin tespiti bakımından dikkate alınması gereken husus, uyuşmazlığa konu işaretin ortalama tüketici/halk üzerinde bıraktığı intiba, diğer bir değişle izlenimdir. Bu tetkikler yapılırken, ayırt edici nitelikte olmayan, anonim veya herkes tarafından kullanılabilecek unsurlar inceleme dışı bırakılmalı, asli ve ayırt edicilik niteliğini haiz unsurlar ile markaların öncelikle kelime unsurları, görsel ve sesçil (fonetik) açılardan benzerliği dikkate alınmalı, benzer olabileceği düşünülen unsurların markanın bütünü üzerindeki tüketici algısını etkileyip etkilemediği, bilinirliğinin ne düzeyde olduğu gibi hususlar değerlendirilmeli ve markanın ayırt edicilik gücünün yüksekliğinin benzerlik incelemesini etkilediği hususu da göz ardı edilmemelidir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılan … Mağazacılık Ticaret A.Ş adına vekilinin Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 08.10.2018 tarihli şikâyet dilekçesi ile Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde adlarına tescilli olan 2006 31676 numaralı “…” markasının sanığın işyerinde asılı tabelada “…” biçiminde kullanılıp iltibas yaratılmak suretiyle marka hakkına tecavüz edildiği yönündeki şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; kolluk görevlilerince düzenlenen 08.10.2018 tarihli tutanak ve ekinde yer alan fotoğraflardan sanığın “…” markası ile oyuncakçı dükkanı işlettiği hususunun tespit edildiği somut olayda; katılan şirket adına tescilli “…” markasında, İngilizce … (oyuncaklar) olan kelimenin … olarak yazımı ile ayırt edici niteliğinin güçlendirildiği ve … ibaresinin sarı renk, kalın ve büyük harfler ile yazıldığı, sanığın ise tabelasında “…” ibaresini birebir aynı şekilde kullanıp, başına katılanın “shop” ibaresinde kullandığı kırmızı renk ve büyük harfle “ada” ibaresini kullandığı, sanığın bu şekildeki kullanımının ortalama tüketiciler yönünden karıştırılma ihtimaline sebebiyet verdiği, nitekim 13.11.2018 tarihli marka vekili bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da iltibas unsurunun gerçekleştiğinin belirtildiği gözetilerek, sanığın sübut bulan suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği düşüncesinde olduğumuzdan, Bölge Adliye Mahkemesince verilen beraat kararının bozulması gerektiği kanaatiyle aksi yöndeki çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.