Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/10587 E. 2023/890 K. 25.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10587
KARAR NO : 2023/890
KARAR TARİHİ : 25.01.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1312 E., 2020/3381 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na Muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2019 tarihli ve 2018/1005 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılık Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca suça konu alkollü içkilerin müsaderesine karar verilmiştir.

2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/1312 Esas, 2020/3381 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin istinaf

başvurusunun kabulü ile sanık hakkında kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılması ile sanığın 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suça konu alkollü içkilerin müsaderesine ve katılan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri; suça konu içkileri içmek için bulundurduğuna ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre sanığa ait ikamette İzmir 2. Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan arama karara istinaden yapılan aramada 44 litre alkollü içki ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık istinaf incelemesi öncesi esas mahkemesindeki savunmasında suça konu alkollü içkileri tüketim amacıyla aldığını beyan etmiştir. İstinaf incelemesi sırasında İzmir Bölge Adliye Mahkemesinde de beraatini talep ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve gümrük vergi miktarını ödeyecek maddi durumunun olmadığını beyan etmiştir.

3. Suça konu ürüne ilişkin 25.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda; merdiven altı üretilen sahte içki olduğu, yasal bandrol ihtiva etmediği ifade edilmiştir.

4. Yine suça konu ürüne ilişkin İzmir Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü tarafından yapılan analiz sonucu %41,01 ile %44,62 oranlarından etil alkol içerdiği, toplam uçucu madde yönünden Türk Gıda Kodeksi Distile Alkollü İçkiler Tebliği’ne uygun olmadığı tespit edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanığın ikametinde ticari miktarda kaçak içki ele geçirilmiş olması, ”Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 08.12.2020 tarihli ve 2019/1312 Esas, 2020/3381 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.01.2023 tarihinde karar verildi.