YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10643
KARAR NO : 2023/10920
KARAR TARİHİ : 11.12.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3687 E., 2021/897 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın kanun iadesi sonrası; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2018 tarihli ve 2017/683 Esas, 2018/533 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca neticeten 10 … hapis ve 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine, suça konu aracın müsaderesine karar verilmiştir.
2.Anılan kararın katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 03.10.2019 tarihli ve 2018/4050 Esas, 2019/3015 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu aracın müsaderesine karar verilmiştir.
3.Anılan kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.10.2020 tarihli yazısı ile 7242 sayılı Kanun’un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü ve 5 inci maddelerinde yapılan sanık lehine hükümler içeren değişliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle dava dosyasının mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.04.2021 tarihli ve 2020/3687 Esas, 2021/897 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 … hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu aracın müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suça konu aracı Gürcistan’da kullanmak için aldığına, daha sonra aracı satın aldığı kişiye emanet olarak bırakarak ülkeye araçsız geri döndüğüne, bu kişinin ise araç ile ülkeye giriş yaptıktan sonra arıza sebebiyle araçsız olarak Gürcistan’a geri dönmek zorunda kaldığına, suç işleme kastıyla hareket etmediğinden verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.17.10.2016 tarihinde çevreyolu üzerinde … Gürcistan plakalı, 2003 model, … 270 Cdi marka aracın emniyet şeridinde park halinde olduğunun görülmesi üzerine gümrük görevlilerince araç yanına gidildiğinde sistem üzerinden yapılan incelemede aracın 14.08.2016 tarihinde Gürcistan uyruklu … isimli şahıs tarafından Türkiye’ye getirildiğinin, getiren şahsın da 16.08.2016 tarihinde Türkiye’den araçsız olarak çıktığının tespit edilmesine müteakip araç sahibinin sanık olduğunun öğrenildiği anlaşılmıştır.
2.Suça konu araç hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakası ile sanık tarafından sunulan Gürcistan ülkesine ait araç ruhsat fotokopisinin dosya arasına alındığı görülmüştür.
3.Sanığın ve aracı yurda sokan … isimli şahsın yurda giriş çıkış kayıtları dosya arasında bulunmaktadır.
4.Sanık aşamalardaki savunmalarında, Gürcistan’a ticaret yapmak üzere olay tarihinde gittiğini, suça konu aracı da Gürcistan’da kullanmak üzere oradaki kurallara göre üzerine devraldığını ve adına ruhsat çıkarttığını, aracı Türkiye’de kullanamayacağını bildiğini, orada beraber çalıştığı Gürcistan uyruklu Nektarı ismindeki şahsın Türkiye’ye kendisine bir dosya getirmek üzere geldiğinde suça konu araçla giriş yaptığını ve araç arızalanınca da Antalya’da bırakarak kısa bir süre sonra geri döneceğini düşünüp Gürcistan’a geri döndüğünü beyan etmiştir.
5.İlk derece Mahkemesince, sanığın savunması, katılan vekilinin beyanı, bilirkişi raporu, suç tutanağı, Gümrük Müdürlüğü yazı cevapları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın alınan savunmasında samimî ikrarda bulunarak aracı Türkiye’de kullanamayacağını bildiğini, aracın bozulması nedeni ile ülkede kaldığını beyan etmiş ise de, bu durumun gümrük görevlilerine bildirilmesi halinde gerekli yasal prosedürlerin yerine getirileceği ve bu şekilde her hangi bir yasal işlem yapmadığı bu nedenle yasal işlemleri bilmemenin mazeret sayılamayacağı ve söz konusu aracı süresinde yurt dışına çıkarmadığı anlaşılmakla mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmak suretiyle yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesince, “…Türk Vatandaşı olan sanığın Gürcistan Ülkesine giriş yaparak bu ülkede satın aldığı yabancı plakalı taşıtın Gürcistan uyruklu bir kişi tarafından turistik kolaylıktan yararlanılarak geçici ithalat rejimi kapsamında Türkiye Gümrük Bölgesine getirilen ve ülkeye girişi sağlanarak serbest dolaşıma sokulup sanığa teslim edildikten sonra taşıtı getiren Gürcistan uyruklu kişinin anılan taşıt olmadığı halde taşıtsız olarak yurt dışına çıkış yapması ve bu suretle 16/08/2016 tarihinde anılan rejim kapsamında ülkeye giren anılan aracın 17/10/2016 tarihinde sanığın kullanımında ele geçtiği olayda suça konu aracın gümrük kapılarında turistik kolaylıktan yararlanılarak geçici ithalat kapsamında ve ithalat sırasında aldatıcı işlem ve davranışta bulunarak ödenmesi gereken gümrük vergilerini kısmen veya tamamen ödememek suretiyle sanığın 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 Sayılı Kanunla değişik 5607 Sayılı Kanunun 3/2 maddesinde tanımlanıp yer alan suçu işlediği anlaşılmakla..” şeklindeki gerekçe ile sanığın 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fırkası gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
Sanığın, yurda ithal edemeyeceği ve geçici ithalat kapsamında dahi getiremeyeceği aracı, Gürcistan’da satın alıp, Gürcistan uyruklu … isimli şahıs aracılığı ile yurda sokmak şeklinde gerçekleşen eyleminde, kovuşturma aşamasındaki aracı Türkiye’de kullanamayacağını bildiğine dair kabulü ile birlikte değerlendirildiğinde, baştan itibaren kaçakçılık kastı ile hareket ederek, aracı daimi olarak yurt içinde kullanabilmek maksadı ile eylemini gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 28.04.2021 tarihli ve 2020/3687 Esas, 2021/897 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.12.2023 tarihinde karar verildi.