YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10934
KARAR NO : 2023/855
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/867 E., 2016/55 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Hassa Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2014 tarihli, 2014/965 Esas, 2014/1240 Soruşturma ve 2014/863 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, 54 üncü maddesi gereği suça konu kaçak eşyanın ve suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/867 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca 1 yıl 9 ay 10 gün hapis ve 320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak akaryakıtın 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
3.Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/867 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararının katılan … İdaresi vekili tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 11.03.2019 tarihli ve 7-2016/353918 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri;
1.Sanık hakkında kurulan karara ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükmüne ilişkin koşulların oluşmadığına,
2.Suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının, sanık beyanları ve iddianame dikkate alınarak sanığa ait olduğunun anlaşılmasına karşın mahkemece iyi niyetli üçüncü kişiye ait olduğu kabulü ile müsaderesi yerine iadesine karar verilmesine,
3.Re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde, kolluk birimlerince yapılan denetimler kapsamında, şüpheli şekilde yol kenarında beklerken görülen, sanığın sevk ve idaresindeki araçta, Hassa Sulh Ceza Mahkemesinin, 13.06.2014 tarihli, 2014/253 D.iş sayılı önleme arama kararına istinaden yapılan aramada, araç içerisinde bulunan her biri 60 litrelik 30 adet bidon içerisinde toplam 1.800 litre kaçak mazot ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık … talimat merciince alınan savunmasında, ailesinin işlettiği kamyonlara yakıt temin etmek için akaryakıtı satın aldığını, akaryakıtı kendisine ait olan fakat o tarihte henüz resmi kaydını kendisi adına yaptırmamış olduğu araca yüklediğini, yolunu kaybettiği sırada yapılan kontrolde kaçak akaryakıtın ele geçirildiğini, satma amacı olmadığını, akaryakıtı ailesine ait araçlarda kullanmak amacıyla aldığını belirtmiştir.
3.Malen sorumlu araç maliki mahkemece dinlenmiş, beyanında, sanığın arkadaşı olduğunu, işçi götürmek üzere aracı kendisinden emanet aldığını, kendisinin olay tarihinde Kıbrıs’ta çalıştığını, aracın kaçakçılık faaliyetinde kullanılacağını bilse idi aracı vermeyeceğini, belirtmiştir.
4.Dosyada mevcut 21.07.2014 tarihli, 35487319-181.09.20.28- 3036/7865 rapor nolu Tübitak MAM raporunda, alınan motorin numunesindeki ulusal marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemelere aykırı olduğu tespit edilmiştir.
5.Suçun işlenmesinde kullanılan ve dosyada mevcut araç özet bilgilerine göre … adına kayıtlı bulunan … plaka sayılı nakil aracı hakkında makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 07.07.2014 tarihli raporda, araçta gizli bölme ya da özel tertibatlı yere rastlanmadığının, araçta taşınan eşyanın aracın taşıma yükü kapasitesinin ağırlıklı bölümünü oluşturduğunun, olay tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 11.000,00 TL olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Nakil Aracı Hakkındaki Hüküm Yönünden
Olay ve Olgular başlığı altında (1,2,3,5) numaralı paragraflarda değinilen hususlar karşısında, suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının sanığa ait olduğunun anlaşılması, ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı ile dava konusu nakil vasıtasının niteliği dikkate alındığında dava konusu eşyanın, miktar itibari ile aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ayrıca dava konusu eşya ve nakil vasıtasının değerleri göz önünde tutulduğunda nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun’un 54 ncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı bir yanın da bulunmadığı dikkate alınarak dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi yerine, yazılı şekilde iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Re’sen Tespit Edilen Hukuka Aykırılıklar
1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu;
10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun)’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un beşinci maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama
yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunduğu belirlenmiştir.
2.Hükmün sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim hükümlerinin uygulanmasına ilişkin ikinci bendinde, 1/6 oranında indirim sonrası 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerekirken 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasına karar verilmek suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (A ve B-1, 2) paragraflarında açıklanan nedenlerle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2014/867 Esas, 2016/55 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.