Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11046 E. 2023/6750 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11046
KARAR NO : 2023/6750
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/163 E., 2021/381 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.(Kapatılan) … Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 31.12.2012 tarihli ve 2012/659 Esas, 2012/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 … 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Bu kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) Askerî Yargıtay 2. Dairesinin 16.04.2014 tarihli ve 2014/447 Esas, 2014/437 Karar sayılı ilâmı ile hükmün usul yönünden hukuka aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. (Kapatılan) … Dağ, Komando Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2014/318 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi ve 62 nci maddesi uyarınca 1 … 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 25.05.2016 tarihinde kesinleşmiştir.

4. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 25.05.2016 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde silahla kasten yaralama suçunu işlediğinin Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2020/218 Esas, 2020/312 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/163 Esas, 2021/381 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında üste fiilen taarruz suçundan, 1632 sayılı Kanun’un 91 inci maddesinin birinci fıkrasının az vahim hal cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 … 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçu işlediğine dair kesin ve açık delil bulunmadığı halde soyut iddialara dayanılarak hüküm tesis edildiğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.13.08.2012 tarihinde sanık P.Er …’in kantine çay almaya gittiğinde kantin bölümüne girmek istemesi üzerine o sırada kantinde olan ve kantin görevlisinin ricası üzerine ona yardım eden P.Onb. İbrahim …’ın sanık …’in kantine girmesine müsaade etmemesi nedeniyle sanığın ve İbrahim’in tartıştıkları, bu sırada İbrahim’in sanık …’in elinde bulunan çay bardağına vurduğu ve çayın dökülmesine sebebiyet verdiği, bunun üzerine sanık …’in İbrahim’in göğsüne yumruk attığı, tartışmanın devamında sanık …’in kantinden ayrıldığı, kısa bir süre sonra sanığın koğuş kapısının tamiratını yaptığı sırada, İbrahim’in elinde elektrik kablosu ile geldiği, aralarında çıkan arbede neticesinde İbrahim’in basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, akabinde kimliği tespit edilemeyen acemi askerlerin tarafları ayırdıkları olayda, sanık …’in olay sırasında üstü olan İbrahim’in göğsüne yumruk atmak suretiyle üste fiilen taarruz suçunu işlediğinin kabul edildiği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanığın savunması, mağdur İbrahim …’ın beyanı, sanık ve mağdur İbrahim … hakkında tanzim olunan adlî muayene raporları, olay tutanağı, ihbara konu Akçakale 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli kararı ile sanığın adlî sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
Hükümden sonra 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 24.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 2 nci maddesi ile 1632 sayılı Kanun’a eklenen Ek 12 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve görevlerinden dolayı işlenmesi şarttır.” hükmünün düzenlendiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü de gözetilerek sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hukuka aykırı görülerek bozma nedeni yapılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Burdur 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 tarihli ve 2021/163 Esas, 2021/381 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.07.2023 tarihinde karar verildi.