Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11150 E. 2023/3465 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11150
KARAR NO : 2023/3465
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1059 E., 2021/1386 K.
KATILANLAR :…, Dergah Pastaneleri Gıda Maddeleri İnşaat Sanayi Pazarlama ve Dış Ticaret Limited Şirketi
SUÇ : 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Pazar (Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2020/405 Esas, 2021/221 Karar sayılı kararı ile sanıkların marka hakkına tecavüz suçundan 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 30 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapisten çevrilen 6.000,00 TL ve doğrudan hükmedilen 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

2.Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/1059 Esas, 2021/1386 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik

sanıklar müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmadan, Pazar (Rize) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.202 tarihli ve 2020/405 Esas, 2021/221 Karar sayılı sanıkların mahkûmiyetine ilişkin hükümlerin kaldırılmasına, 6 aylık yasal şikâyet süresi içinde şikâyette bulunulmadığı gerekçesi ile sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; marka hakkına tecavüz suçunun temadi eden suçlardan olduğuna, mütemadi suçlarda şikayet süresinin kesintinin meydana geldiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağına, dolayısıyla kesintisiz olarak işlenen suçtan ilk haberdar olunan tarihin esas alınmaması gerektiğine, somut olayda ise marka hakkına tecavüz ortadan kalkmadığı için kesintinin meydana gelmediğine, bu nedenle 6 aylık şikâyet süresinin başlamadığının kabul edilmesi ile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen düşme kararının re’sen gözetilecek sebeplerle bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1.Katılan şirket adına temsile yetkili müdürü olan …’ın 03.01.2020 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu şikâyet dilekçesi ile; Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde şirketleri adına 43. emtia sınıfında 2007 06837 numarası ile tescilli olan Dergah Pastaneleri markası ile pastanecilik alanında uzun yıllardır faaliyet gösterdiklerini, franchising yöntemi ile büyüyen firmalarının çok sayıda bayiisi olduğunu, sanık … ile de bayiilik sözleşmesi imzaladıklarını, bayiiler ile yapılan sözleşmeye göre, bayiilerin sözleşme devam ettiği müddetçe marka haklarından faydalanabilme imkanları olduğunu, ancak sanıkların borçlarını ödeyememesi üzerine bayilik sözleşmesini fesh ettiklerini, buna rağmen markanın sanıklar tarafından kullanılmaya devam edilmesi üzerine, dergah markasını taşıyan tabela, ambalaj, poşet, kutu vs eşyaların kullanılmaması yönünde ihtarname çektiklerini, tüm bunlara rağmen marka hakkına tecavüz eyleminin devam ettiğini belirterek sanıklar hakkında şikâyetçi olduğu ve ilgili iş yerinde arama-elkoyma tedbirlerinin uygulanmasını talep ettiği anlaşılmıştır.

2.Şikâyet dilekçesi ekinde; marka tescil belgesi sureti, ihtarname ve tebellüğ evrakları, sanıklara ait iş yerine ait olduğu iddia edilen fotoğraflar delil olarak ibraz edilmiştir.

3.Dosyaya ibraz edilen belgelere göre; katılan şirket yöneticisi (dava dışı) Zafer Bostan tarafından sanıklara 22.03.2019 tarihli ihtarname gönderilmiş ve bu ihtarname sanıklara tebliğ edilmiştir.

4.Sanıklara ait iş yerinde arama, elkoyma veya başkaca bir tespit yaptırılmadığı; 24.02.2020 tarihli bilirkişi raporunun katılan şirket tarafından sunulan belge ve fotoğraflara dayanılarak hazırlandığı anlaşılmıştır.

5.Sanık … savunmalarında; iş yerinin sahibi olduğunu, kardeşi İbrahim’in ise kendi yanında çalıştığını, Dergah Pastaneleri ile 2015-2018 yılları arasından çalıştıklarını, isim hakkını da bu dönemde aldığını, Dergah Pastaneleri ile ilişiğini kestikten sonra 01.01.2019 itibarıyla işletmesinin isim ve logosunu Osmanlı Dergahı adı altında faaliyet göstermeye başladığını, 2020 yılı ocak ayında da bu iş

yerini kapatarak kardeşi …’e devrettiğini, İbrahim’in de Osmanlı Dergahı Balık Sofrası ismi ile faaliyet gösterdiğini beyan ederek atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

6.Sanık … savunmalarında; o dönemde şikâyete konu iş yerinde çalışan konumunda olduğunu, 2020 yılı Şubat ayı içerisinde şikâyete konu iş yerini başka birine devrettiklerini, devrettikleri kişinin ise iş yeri ismini değiştirerek Tatlı… ismi ile faaliyet gösterdiğini, kendisinin ise bu iş yerine çok yakın bir yerde Osmanlı Dergahı Balık Sofrası ismi ile faaliyetini sürdürdüğünü beyan etmiştir.

7.İlk Derece Mahkemesince; 22.03.2019 tarihli ihtarnameden sonra 03.01.2020 tarihli dilekçe ile eylemin devam ettiği ileri sürülerek dilekçeye ek tabela, kartvizit, adisyon fişi ve kitapların sunulması karşısında, devam eden eylemlerde şikâyet süresinin devam ettiği gerekçesi ile sanıkların mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanıklar müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesince, katılan şirket müdürü Zafer Bostan tarafından sanıkların müsnet eylemlerinin 22.03.2019 tarihi itibarı ile öğrenildiği ancak sanıklar ve eylemleri hakkında 6 aylık yasal şikâyet süresi geçtikten sonra 03.01.2020 tarihli dilekçe ile şikâyette bulunulduğu kabul edilerek sanıklar ve eylemlerinin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aylık yasal şikâyet süresi içinde şikayette bulunulmadığı gerekçesi ile açılan kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
6769 sayılı Kanun’un marka hakkına tecavüze ilişkin cezai hükümler başlıklı 30 uncu maddesinin birinci fıkrası “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 6 ncı fıkrasında bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulmasının şikâyete bağlı olduğu hüküm altına alınmıştır.

Bu düzenlemeye göre marka hakkına tecavüz suçları birden fazla seçimlik hareketle işlenebilir. Seçimlik hareketlerden örneğin satma, ticari amaçla satın alma, ithal ve ihraç etme sırf hareket suçu olduğundan, fiil ve failin öğrenilmesi halinde şikâyet süresi, bu seçimlik hareketlerin yapıldığı tarih itibarıyla başlayacak; hizmet sunma, satışa arz etme, bulundurma, depolama ve nakletme seçimlik hareketleri ise yapıları itibarıyla devamlılık gösteren (temadi eden) suç niteliğinde olduğundan bu fiiller devam ettiği sürece şikâyet hakkı devam edecektir.

Somut olayda, sanığın, katılanın marka hakkına hizmet sunmak suretiyle tecavüz ettiği iddiası ile kamu davası açılmış olup; sanığın hizmet sunmak şeklindeki eyleminin temadi eden nitelikte olduğunun kabulü gerekmektedir.

Dosyadaki belgelere göre katılan şirket yetkililerinin sanıklardan ve sanıkların eylemlerinden 22.03.2019 tarihinde haberdar olduklarına dair şüphe bulunmamaktadır. Ancak sanık savunmalarında; 2020 yılı Şubat ayı içerisinde şikâyete konu iş yerini başka birine devrettiklerini, kendisinin ise bu iş

yerine çok yakın bir yerde Osmanlı Dergahı Balık Sofrası ismi ile faaliyetini sürdürdüğünü 2020 yılı Şubat ayı içerisinde şikâyete konu iş yerini başka birine devrettiklerini, kendisinin ise bu iş yerine çok yakın bir yerde Osmanlı Dergahı Balık Sofrası ismi ile faaliyetini sürdürdüğünü beyan ederek, şikâyet tarihi olan 03.01.2020 tarihinde eylemlerine devam ettikleri hususunu tevil yollu ikrar etmiştir. Bu halde şikâyet tarihinde teselsülün devam ettiği ve katılan şirket adına temsile yetkili müdürün 03.01.2020 tarihli şikâyetinin süresi içinde yapıldığı anlaşılmış; Bölge Adliye Mahkemesince verilen düşme kararı hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık …’in, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra, 05.01.2022 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkeme tarafından araştırılmasında ve sanık hakkında açılan kamu davasının, 5237 sayılı Kanun’un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2021 tarihli ve 2021/1059 Esas, 2021/1386 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.