YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11166
KARAR NO : 2023/951
KARAR TARİHİ : 06.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 20.10.2021
SAYISI : 2020/4616 E., 2021/3214 K.
ŞİKAYETÇİ : …
SUÇ : Çekle İlgili Karşılıksızdır İşlemi Yapılmasına Sebebiyet Verme
EK KARAR : Temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile ek kararının onanması
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 20.10.2021 tarihli ve 2020/4616 Esas, 2021/ 3214 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme suçundan şikayette bulunulmuş ise de, İstanbul 25. İcra Ceza Mahkemesinin, 09.12.2019 tarihli ve 2019/803 Esas, 2019/555 Karar sayılı kararı ile şirket tüzel kişiliğini temsile yetkili gerçek kişi bildirilmeksizin usule aykırı bir şekilde dava açıldığından şikayet dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 01.07.2021 tarihli ve 2020/ 4616 Esas, 2021/3214 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm bakımından;
”…1-5271 sayılı CMK nın 280/2. maddesi uyarınca İstanbul 25. İcra Ceza Mahkemesinin 2019/803 (E) ve 2019/555 (K) sayılı 09/12/2019 tarihli kararının KALDIRILMASINA,
2-Sanık hakkında çekle ilgili karşılıksızdır işlemine sebebiyet verme suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmış ise de, şikayet dilekçesi ve eklerinden şikayette bulunulan şirket yetkililerinin kim olduğu anlaşılamadığından İİK’nın 345. maddesi gereğince DAVANIN REDDİNE,
Yargılama giderlerinin şikayetçi üzerinde bırakılmasına…” yönünde karar verilerek şikayetçi vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 280 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2020/4616 Esas, 2021/3214 Karar sayılı ek kararı ile şikayetçi vekilinin temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Şikayetçi Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1.Asıl karar ve ek kararın hukuka aykırı olduğuna,
2.İcra Ceza Mahkemelerinin kural olarak re’sen araştırma ilkesi altında çalışmadıklarına ancak, bu durumun da bir sınırının bulunduğuna, Mahkemenin ilgili suçun sanıklarını tespit etmek için ilgili ticaret sicili müdürlüğüne müzekkere yazması gerekliliğinin resen araştırma ilkesinin varlığına ihtiyaç duymayacağına,
3.Suçun tanımı ve şikayetin kapsam ve içeriğine göre, şikayet edilenin tüzel kişi değil, tüzel kişinin yetkilisi gerçek kişi veya kişiler olduğunun açık olduğuna,
4.Kanun koyucunun, çeki keşide eden tüzel kişi temsilcisini değil, kanuni ibraz süresi içerisinde karşılığı çek hesabında bulundurmakla yükümlü olan kişiyi sorumlu tutmuş olması ve tüzel kişi temsilcisinin görev ve yetkisinin iradi ya da irade dışı sona erdirilmiş olabilmesi nedeni ile suçun şüphelilerinin tespitinin Mahkemece yapılması daha isabetli olacağına,
5. Müsnet suçun şikâyete bağlı bir suç olması, taraf yanlış gösterildiği için davanın reddedilmesini gerektirmeyeceğine, yine sanık olarak gösterilen tüzel kişiliğin yanlış gösterilmemiş olduğuna,
6.Önemsiz bir şekil şartı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesinin açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğuna, yerel Mahkeme ve İstinaf Mahkemesi’nin şekilci tutumunun müvekkilinin adil yargılanma ve mahkemeye erişim hakkını açıkça ihlal ettiğine,
7. Şikâyet dilekçesinin, şahsına münhasır bir dilekçe olduğuna ve normal bir dava dilekçesi gibi şekil şartlarını taşımasının gerekli olmadığı hususunun göz önünde bulundurulması gerektiğine, nitekim Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’ nin kararlarında, sanığın yanlış gösterilmesinin davanın reddini
gerektirmediğinin belirtildiğine,
8. Hem Anayasa’nın 36 ncı maddesinin hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinin amacını gerçekleştirmek, hukuku etkili ve uygulanabilir hale getirmek için mahkemeye erişim hakkının tanınması gerektiğine, mahkemeye erişim hakkının, adil yargılanma hakkının ön koşulu olduğuna, şikayet dilekçesinde sanık şirketinin yalnızca unvanının yer aldığı, şirket yetkililerinin isimlerinin yer almadığı gibi aşırı şekilci bir gerekçe ile davanın reddi yolundaki kararın, kanunen tekrar şikayette bulunulması mümkün olmadığı da dikkate alındığında, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkını mutlak bir şekilde ihlal ettiğine,
9. Suçun işlendiğinin sabit olduğuna,
10. İstinaf Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine,
11. Re’sen gözetilecek nedenlere,
İlişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde yer verilen; “Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “… temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde şikayetçi vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2020/4616 Esas, 2021/3214 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden şikayetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 25. İcra Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.02.2023 tarihinde karar verildi.