YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11180
KARAR NO : 2023/3159
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/3272 E., 2021/2123 K.
SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tarsus 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.05.2008 tarihli ve 2007/213 Esas, 2008/268 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Tarsus 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/158 Esas, 2020/236 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Tarsus 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 22.05.2008 tarihli ve 2007/213 Esas, 2008/268 Karar sayılı kararı ile kurulan hükmün açıklanmasına, sanığın 6831 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/3272 Esas, 2021/2123 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine şeklinde hükmün düzeltilmesi suretiyle, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, ilk derece mahkemesince verilen kararda müsadereye ilişkin karar verilmemiş olup bu hususta hüküm kurulmadığına, kararın usul ve esas yönünden incelenerek düşme kararının kaldırılmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.17.02.2007 tarihli tarihli suç tutanağına göre orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde orman alanında 756 m2 lik açma yapıldığı tespit edilmiştir. Tutanakta, alandan sökülen çalıların odun vasfında olmadığından ormana terk edildiği belirtilmiştir.
2.Mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlar dosyada mevcuttur.
3.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sanığın denetim süresi içinde suç işlediği anlaşıldığından 6831 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihi itibarıyla sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinde öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bu kesinleştirme işlemi esas alınarak hükmün açıklanmasına karar verildiği gözetilerek, suç tarihi ile hüküm tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmediğinden, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırıldığı ve sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, şeklinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 6831 sayılı Kanun’un 93 maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e)
bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.10.2007 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihlerden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin İlk Derece Mahkemesinin hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararı öncesinde dolduğu anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesince, Olay ve Olgular başlığı altında (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında açılan kamu davasının 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile düşmesine karar verilmesi sonucu itibarı ile doğru bulunduğundan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.İddianamede müsadere talebi bulunmadığından katılan vekilinin hükümde müsadere hususu ile ilgili karar verilmediğine yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
4.Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/3272 Esas, 2021/2123 Karar sayılı kararı ile incelenen ve kaldırılmasına karar verilen İlk Derece Mahkemesi kararının “Tarsus 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/158 Esas, 2020/236 Karar” sayılı kararı yerine “Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/59 Esas, 2020/952 Karar” sayılı kararı olarak gösterilmesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 05.10.2021 tarihli ve 2020/3272 Esas, 2021/2123 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasından “Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/59 Esas, 2020/952 Karar” ibaresi çıkartılarak yerine “Tarsus 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2020 tarihli ve 2020/158 Esas, 2020/236 Karar” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tarsus 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.