YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11262
KARAR NO : 2023/620
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/349 E., 2021/971 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 ncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.01.2015 tarihli ve 2014/336 Esas, 2015/55 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1
yıl 8 ay hapis ve 2.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği suça konu toz şekerin müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının ise müsadere edilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2015 tarihli kararının katılan … İdaresi adına Hazine vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2017/9807 Esas, 2020/9125 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu…” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2020/349 Esas, 2021/971 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında kaçakçılık suçundan, 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ve yirmiikinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkrası, 51 inci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 860,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın 1 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına, aynı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suça konu toz şekerin müsaderesine, 34 EF 8496 plakalı nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ve katılan … İdaresi lehine vekalet ücreti verilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesi müessesesinin uygulanmaması ve nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre kolluk kuvvetlerinin gözetleme faaliyeti sırasında hudut taşları arasında sınırın Suriye tarafından kimliği tespit edilemeyen 2 şahıs tarafından Türkiye tarafında bulunan sanık …’e ait … plakalı araca çuval yüklendiği görülmesi üzerine müdahale edildiği, Türkiye tarafına kaçmaya çalışan sanık …’in bulunduğu aracın önü kesilerek durdurulduğu ve araçta yapılan aramada 1.150 kg toz şeker ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık bozma öncesi esas mahkemesinde alınan savunmasında, suça konu toz şekerleri Suriyelilerden aldığını ve faturasının olmadığını, bozma sonrası alınan savunmasında ise önceki beyanlarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ve gümrük vergi miktarını ödeyecek maddi durumunun olmadığını beyan etmiştir.
3.Suça konu toz şekere ilişkin 30.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda; yurda yasal yollardan giriş yapılmadığının tespiti halinde kaçak sayılacağı ifade edilmiştir.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Nakil Aracının İadesi Yönünden
Suçta kullanılan nakil vasıtasında ele geçirilen eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı, araçta suçun işlenmesini kolaylaştıracak veya fiilin ortaya çıkmasını engelleyecek şekilde özel olarak hazırlanmış gizli tertibat da bulunmadığından 5607 sayılı Kanun’un 13/1. madde ve fıkrasındaki koşulların gerçekleşmediği dikkate alınarak aracın iadesine ilişkin yerel mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.06.2021 tarihli ve 2020/349 Esas, 2021/971 Karar sayılı kararında katılan … İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.
(K.D.)
KARŞI DÜŞÜNCE
Kaçakçılık suçundan sanık … hakkında kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, katılan … İdaresi vekilinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun onamaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Dairemizin 2022/6619 ve 2022/7215 Karar nolu ilamları ile birçok ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Yasanın 5/2. fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2.maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Yasanın 5/2-son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, soruşturma aşamasında kamu zararından haberi olmayan ve etkin pişmanlıktan faydalanma imkanı olduğu bildirilmeyen sanığa 7. Ceza Dairesinin 16/12/2020 tarihli bozma ilamından sonra yapılan ödeme ihtaratında, indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde 1/3 olarak bildirilerek, sanığın yanıltılması suretiyle 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesi uygulanmadan hüküm kurulması gerekçesiyle hükmün bozulması yerine, yerel mahkemenin kararının onanmasına dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 19.01.2023
Üye …
Yazı İşleri Müd. Y.
Ş.A.Y.