Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11267 E. 2023/6631 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11267
KARAR NO : 2023/6631
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/4856 E., 2021/3 K.
SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na muhalefet
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmüm onanması

İlk Derece Mahkemesince sanıklar …, …, …, …, … hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na muhalefet (5411 sayılı Kanun) suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Katılan …Ş vekilinin … Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğu 25.03.2015 havale tarihli şikayet dilekçesinde müşteki bankanın Levent … Şubesinde yönetmen yardımcısı ünvanı ile görevli bulunan şüpheli …’in diğer şüphelilerin azmettirmesi ile bu kişilerin yönlendirdiği bazı kişilerin kredi durumlarına ilişkin bilgileri adı geçenlerin elektronik posta adreslerine göndermek sureti

ile müşteri sırrını ifşa ettiği, yine …’in diğer şüphelilerin azmettirmesi ile bu kişilerin ibraz ettiği gerçeğe aykırı maaş belgeleri bulunan bazı kişilere toplam 159 adet usulsüz, tahsis edilmemesi gereken kredinin tahsis edildiğini sağladığı iddiası ile şüpheliler … hakkında banka sırrının açıklanması, usulsüz kredi kullandırmak, nitelikli dolandırıcılık, … hakkında nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, … hakkında nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, … hakkında nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, … hakkında nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarından cezalandırılmaları talebinde bulunulduğu belirlenmiştir.

2.Bu şikayet başvurusu üzerine … Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada, … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.06.2016 tarihli ve 2016/26844 Esas numaralı iddianamesi ile, Şekerbank T.A.Ş. Levent … Şubesi tarafından kullandırılan 159 adet usulsüz, tahsis edilmemesi gereken kredinin tahsis edildiğini sağladığı iddiası ile kredilerdeki usulsüzlüklere ilişkin olarak sanık … hakkında 5411 sayılı Kanun’un 159 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçlarından, sanıklar …, …, … ve … hakkında 5411 sayılı Kanun’un 160 ncı maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

3…. 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2019 tarihli ve 2016/34 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararı ile;
1.Sanıklar …, …, …, … ve …’in üzerlerine atılı banka zimmeti suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
2.Sanık …’in eylemine uyan 5411 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 159 uncu maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 1041 gün karşılığı 20.820 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

4…. 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2019 tarihli ve 2016/34 Esas, 2019/423 Karar sayılı kararındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik katılan banka vekilinin itirazı üzerine … 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2020/8 Değişik İş sayılı Kararı ile İtirazın Reddine karar verilerek hüküm 21.01.2020 tarihinde kesinleştirilmiştir.

5.Anılan karardaki beraat hükümlerine yönelik olarak katılan banka vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında … Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin 05.01.2021 tarihli ve 2020/4856 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Banka Vekilinin Temyiz Sebepleri, sanıkların atılı suçu işlediklerinin her türlü, şüpheden uzak kesin delillerle sabit ve mahkûmiyetleri için yeterli olduğuna, ödenmeyen krediler sebebiyle bankanın zarara uğradığına, bankacılık usul ve esaslarına aykırı olarak kredi kullandırılması hususunun ilk derece ve istinaf incelemesinde göz ardı edildiğine, faillik ve iştirak kuralları gereğince banka haricindeki

kişiler ya da kredi açma konusunda görevli olmayan banka çalışanlarının da iştirak durumuna göre fail konumunda olabileceğine, sanıklar yönünden atılı suçun unsurlarının oluştuğuna, yeterli ve objektif araştırma yapılmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1.Katılan banka vekili tarafından 25.03.2015 tarihinde yapılan şikayette sanık …’in görev yaptığı Levent … Şubesinde, sanığın banka müşterilerine ait bilgileri ve sırları serkanege@ windowslive.com, [email protected], [email protected] adreslerine gönderdiği ve 5411 sayılı Kanun’un 73 üncü ve 159 uncu maddelerine aykırı davrandığı ayrıca emlak danışmanı olarak çalışan …, …, … ve … isimli şahıslar tarafından kendisine yönlendirilen kişiler için kredibilite sorgulaması (KKB) yaptığı, kredibilitesi düşük kişilere kredi kullandırıldığı, yine sahte veya gerçeğe aykırı gelir belgeleri ile kredi kullandırıldığı, bu nedenle banka zararının oluştuğu iddiası ile suç duyurusunda bulunulmuş ve bu yönde hazırlanan iddianameye konu olayda; zimmet suçu bakımından banka mensubu sanık … yönünden yapılan değerlendirmede; kredi kullanımı işini organize eden kişilerle banka çalışanı sanık hakkında bankacılığın gerektirdiği ilişkileri dışında her hangi bir parasal ilişkisinin bulunmadığı, sözü edilen eylemler nedeniyle bankacı sanığın herhangi bir kazancının bulunmadığı ve banka zararına, fakat başkaları namına parasal kazanç sağlamadığı kanısına varıldığı, keza bu durumun aksine bir delilin dosya kapsamına yansımadığı, katılan banka soruşturma raporunda da banka mensubu sanığın söz konusu olay nedeniyle herhangi bir menfaat elde ettiğine dair tespite yer verilmediğinin görüldüğü dolayısıyla sanığın eylemlerinin zimmet suçunu oluşturmadığı hususunda kanaat hasıl olmakla, sanığın üzerine atılı 5411 sayılı Kanun’un 160 ncı maddesi uyarınca zimmet suçundan mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması ve suçun mahkemece kesin ve tam bir vicdani kanaatle belirlenememiş olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilmek suretiyle sanığın atılı suçları işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.

2.Diğer sanıklar yönünden yapılan değerlendirmede ise; suça konu olayın oluşmasına neden olduğu iddia edilen sanıklar …, …, … ve …’in emlak alım satım işi ile uğraşan ticaret erbabı kişiler oldukları, iş nedeniyle tanıştıkları ve kredi ihtiyacı olan kişileri katılan bankaya yönlendirdikleri, bu yönlendirme öncesinde banka çalışanı diğer sanık ile mail yoluyla iletişime geçtikleri ve yönlendirecekleri kişilerin kredi durumlarının sorgulattıkları ve gelen yanıtlara göre de gerekli olan bankanın istediği belgeleri yönlendirdiği kişiler tarafından temin edilip bu kişileri bankaya yönlendirip kredi kullanmalarını sağladıkları, bu işlemler için gerek kendilerinin gerekse bankacı sanık …’in komisyon ya da başka bir ücret almadığını beyan ettikleri, sanıkların müşterileri bankaya kredi için yönlendirirken, müşterilerin kredi için olan evrakları kendilerinin getirdiğini ve bu evrakları da banka yetkililerinin incelemesi sonucu müşteriler hakkında kredi çıkıp çıkmayacağına bankanın karar verdiğini evraklar içerisinde sahte olan evrakların olup olmadığı konusunda bir bilgilerinin olmadığı, yine söz konusu evrakları kendilerinin hazırlamadığını, kredi için başvuracak müşterilerin söz konusu belgeleri getirdiği yönünde savunmada bulunmakla tüm dosya kapsamında sanıklar savunmalarının aksine, bu işlemler nedeniyle menfaat elde ettiklerine yada bankacı sanığa menfaat verdiklerine dair delil bulunmaması, kredi kullanan müşterilerden hiçbirinin bugüne kadar kullandıkları kredilerle ilgili belgelerin sanıklar tarafından sahte şekilde belge oluşturup

kendilerine verdiğine dair bir beyanlarının dosya kapsamına yansımadığı, esasında katılan bankanın da bu yönde bir şikayetinin yada tespitinin olmadığı, dosya kapsamında mübrez bilirkişi raporu ile de ortaya konulduğu üzere kullandırılan tüm kredilerin karşılıksız olmadığı, bazılarının ödemesinin yapıldığı, bazılarının da ödemesinin halen devam ettiği, ödememe riskine dayalı olarak tahminden ve ihtimalden kaynaklı şikayetin yapıldığı, bilirkişi raporuna göre bankaca kredinin ödenip ödenmediği, ödendi ise ne kadarının ödendiği bilgisinin verilmediği için net zararın tespitinin yapılamadığının belirtildiği, sanıklar tarafından kredi kullanılması öncesi hazırlanıp verildiği ispatlanamayan gelir durumuna dair belgelerin bir kısmının iğfal kabiliyetine dahi haiz olmadığı, büyük bir kısmının da basit bir araştırma ile teyit edilebilir olduğu, kaldı ki yukarıda belirtildiği gibi bu belgelerin sanıklar tarafından hazırlanıp kullanıldığı hususunun da sabit olmadığı görülmekle sanıkların üzerine atılı 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca zimmet suçundan mahkumiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil elde edilememiş olması ve suçun mahkemece de kesin ve tam bir vicdani kanaatle belirlenememiş olması hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilmek suretiyle sanıkların atılı suçları işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verildiği görülmüştür.

3.Bankacılık sırlarının açıklanması suretiyle 5411 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle aynı Kanun’un 159 uncu maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçu bakımından banka mensubu yönünden yapılan değerlendirmede; sanığın katılan bankanın Levent … Şubesinde görev yaptığı dönemde, bankacılık sırrı ve müşteri sırrı niteliğindeki çeşitli bilgileri banka sisteminden sorgulamak suretiyle diğer sanıklara mail yoluyla gönderdiğinin sabit olduğu, bu hususun sanık … savunmasında da ikrar ve kabul edildiği, diğer sanıkların savunmaları ile bu durumun doğrulandığı, Kovuşturma aşamasında aldırılan bilirkişi raporundaki tespitlere göre de sanık … tarafından diğer sanıklar tarafından kredi çekilmesi için kendisine yönlendirilen kişilerin KKB sorgulaması ve istihbarat çalışması yaptıktan sonra kredi talebi girdiği sırada öğrendiği bilgileri ve başvuruda bulunan kredilerin tahsis şartlarını (banka sırlarını) diğer sanıkların kullandığı elektronik posta adresine göndermek suretiyle 5411 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesini ihlal ettiği kanaati bildirilmiş olmakla, sanığın banka ve müşteri sırrı niteliğindeki bilgileri görevi nedeniyle elde ettiği ve ilgisi olmayan 3. kişilere elektronik posta göndermek suretiyle açıkladığı hususu sabit görülmekle sanığın eylemine uyan 5411 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi yollamasıyla aynı Kanun’un 159 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 1041 gün karşılığı 20.820 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

4.15.01.2015 tarihli Kanuni Soruşturma Raporu dosya arasında bulunmaktadır.

5.Sanıkların savunmalarında atılı suçu inkar ettikleri anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Katılan banka vekili tarafından 25.03.2015 tarihinde sanık …’in görev yaptığı Şekerbank Levent … Şubesinde, sanığın banka müşterilerine ait bilgileri ve sırları serkanege@ windowslive.com,

[email protected], [email protected] adreslerine gönderdiği ve 5411 sayılı Kanun’un 73 üncü ve 159 uncu maddelerine aykırı davrandığı ayrıca emlak danışmanı olarak çalışan …, …, … ve … isimli şahıslar tarafından kendisine yönlendirilen kişiler için kredibilite sorgulaması (KKB) yaptığı, kredibilitesi düşük kişilere kredi kullandırıldığı, yine sahte veya gerçeğe aykırı gelir belgeleri ile kredi kullandırıldığı, bu nedenle banka zararının oluştuğu iddiası ile suç duyurusunda bulunulması üzerine katılan … Levent … Şubesinde bireysel bankacılık satış servisinde yönetmen yardımcısı olan sanık hakkında; bazı banka müşterilerinin bilgilerini ve kredi durumlarını diğer şüphelilere iletmek suretiyle müşteri sırrını ifşa ettiği ve usulsüz kredi vermek suretiyle bankayı zarara uğratıp banka zimmeti suçunu işlediği iddiasıyla dava açılmış olup, dosya içerisinde bulunan soruşturma ve kovuşturma aşamalarında alınan bilirkişi raporlarında; sanıklar …, …, … ve … aracılığıyla yönlendirildiği tespit edilen ve bireysel bankacılık satış servis yönetmen yardımcısı … tarafından kullandırılan 141 adet ihtiyaç kredisinin olduğu, bu kredileri kullanan 72 müşterinin … (Global Danışmanlık firması), 46 müşterinin … (…T. Gümrük Müşavirliği firması), 19 müşterinin … ve 4 müşterinin … tarafından yönlendirildiği, 2 müşterinin Global Danışmanlık firmasında çalıştığı, bunlardan birisinin taksit ödemelerinin sanık … tarafından yapıldığı, 4 müşterinin kredi taksit ödemelerinin düzenli olarak ya da birkaç kez sanık … tarafından yapıldığı, 6 adet müşterinin …T Gümrük Müşavirliği firması çalışanı olduğu, 63 adet gelir belgesinin aslının sonradan temin edildiği, kredi kullandırma sırasında e-posta yoluyla temin edilen gelir belgeleri ile sonradan temin edilen ıslak imzalı gelir belgeleri arasında firma ismi, imza, tarih ve/veya maaş miktarı açısından farklılıklar olduğu, gelir belgelerinin çoğunun üzerinde teyit bilgilerinin yer almadığı, yer alanların eksik yazıldığı, yine dosya içerisinde bulunan banka güvenlik kamera görüntülerinin çözümlendiği bilirkişi raporunda ve kanuni soruşturma raporunun sanık …’in personel hesap hareketleri üzerinde yapılan incelemelere istinaden düzenlenen bölümünde, sanık …’ın 24.02.2014, 28.05.2014, 24.06.2014 ve 07.07.2014 tarihlerinde şubeye gelerek bir miktar parayı sanık …’e verdiği, sanık …’in de aynı tarihlerde farklı saatlerde ATM den kendi hesabına diğer sanıktan aldığı düşünülen bir miktar parayı yatırdığı, anılan tarihlerde gişe memurlarına sanık … tarafından verilen paranın sanık …’in hesabına gönderildiği, 07.05.2013 tarihinde sanık …’in sanık …’in hesabına “borca istinaden” açıklamasıyla 1000 TL yatırdığı, 03.01.2014 -17.02.2014 tarihleri arasında sanık …’in sanık …’ın annesi olduğu anlaşılan Lütfiye Toraz’ın başka bankadaki hesabına 6 parça halinde toplam 21.800 TL lik tutarı internet şubesinden EFT yaptığı, sanık …’in hesabına yatan ve kaynağı sanık … olduğu tespit edilen paranın 30.000 TL lik kısmını sanık …’in 07.07.2014 tarihinde “araç bedeli” açıklamasıyla İmdat Culha isimli şahsa EFT yoluyla gönderdiği, 10.09.2014-09.10.2014 tarihleri arasında sanık …’ın sanık …’in hesabına toplam 1.390 TL tutarı EFT yoluyla gönderdiği tespitlerine yer verildiği, kanuni soruşturma raporunun düzenlendiği tarih itibariyle sanık … tarafından 159 kişiye kullandırılan kredilerden kaynaklanan risk tutarının toplam 1.897,559 TL olduğu, bu kredilerden 58 adedinin takip hesaplarına intikal ettiği, bu kredilerden kaynaklanan kayıtlı bakiyenin 645,631 TL olduğu, ayrıca 16 adet toplam 173,905 TL lik riskin de yakın izlemedeki kredilerde takip edildiği, hali hazırda seyyal hesaplarda izlenen diğer risklerin de çoğunlukla gecikmeli ve sorunlu olduğu, dosyada bulunan 29.05.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda da kredi başvurusunda sunulan belgelere yönelik yapılan inceleme neticesinde zimmet suçuna konu işlemler ve bu işlemlerden kaynaklı banka zararınına ilişkin tespitlerde bulunulduğu görülmüştür.

Bankacılık mevzuatına uygun olarak verilen bir kredinin geri dönmemesi suç oluşturmamakta ise de; kredi kullanımı için öngörülen kriterlerin aşılması için bazı yöntemlere başvurulup, bankanın zarara uğrayacağı öngörülerek usulsüz kredi verilmesi halinde zimmet suçu oluşabilecektir. Bu nedenle öncelikle sanıklar …, …, … ve … tarafından yönlendirilerek kredi kullandırılan müşterilerinden mümkün olanlarının beyanlarına başvurularak; kredileri kendi kullanımları için mi yoksa aracılık eden sanıkların kullanımları için mi aldıklarının tespiti ile müşterilerin aracılık eden sanıklara herhangi bir komisyon ödeyip ödemedikleri, usulsüz kredi tahsis edilmesine aracılık ettiği iddia edilen sanıklar ile banka görevlisi sanık arasındaki maddi ve manevi ilişkinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tam olarak ortaya konulması ve kredinin açılma tarihinde kişilerin kredibilitesi ile kredi kullandıran bankanın da içinde bulunduğu mali durum değerlendirilerek faillerin hangi kasıtla hareket ettiklerinin saptanması gerekmekte olup, bu işlemlerde banka zararının ne şekilde oluştuğu, zarar miktarı gibi hususların hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olmayıp, dosyadaki mevcut bilirkişi raporlarının da hüküm kurmaya yeterli olmadıkları gözetilerek; her bir kredi kullandırma eyleminden önce kişilerin kredi kullanmak için mali yeterlilikleri bulunup bulunmadığının tespitine yönelik ön istihbarat çalışmasına ilişkin raporlar, mali durum analiz raporları, geri dönen, kapatılan krediler olup olmadığı, kredilerin vadelerinde ödenip ödenmediği hususları ile dava konusu usulsüz krediler nedeni ile katılan bankanın ne miktarda zarara uğradığı, her bir sanığın hangi olaylara işlem, eylem ve kararlarıyla ne ölçüde katıldığı ve olaylardaki fonksiyonu ile gerçekleşen banka zararındaki sorumluluğunun niteliği, eylemlerin denetime imkan verecek şekilde ayrı ayrı açıklanması bakımından dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek, kredi tahsis işlemlerinde bankacılık teamülleri de gözetilerek usulsüzlük bulunup bulunmadığı tespit edildikten sonra suç vasfı ve her sanığın hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan …Ş. vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesinin, 05.01.2021 tarihli ve 2020/4856 Esas, 2021/3 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca … 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 32. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.07. 2023 tarihinde karar verildi.