Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11396 E. 2023/3967 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11396
KARAR NO : 2023/3967
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/830 E., 2021/528 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak açılan kamu davasının
zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, kaçak eşyanın müsaderesine
karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.03.2010 tarihli ve 2010/29 Esas, 2010/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 5 … hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezası ile

cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın denetim süresi içerisinde 23.11.2012 tarihinde suç işlemesi üzerine Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2019 tarihli ve 2018/453 Esas, 2019/29 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.

3.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.03.2021 tarihli ve 2019/830 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine şeklinde hükmün düzeltilmesi suretiyle, katılan kurum vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … vekilinin temyiz nedenleri; sanık hakkında düşme kararının kaldırılarak cezalandırılması ve hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 12.11.2009 tarihinde Galeria AVM civarında bir şahsın kaçak sigara, puro sattığı bilgileri üzerine kolluk görevlilerince sanık 80 paket kaçak sigara, 149 paket ve 31 adet kaçak puro ile yakalanmıştır.

2.Ele geçen sigara ve puroların gümrük kaçağı olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

3.Sanığın kovuşturma aşamasında 09.03.2010 tarihinde savunmasının alındığı, yine aynı tarihte hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla suçtan zarar gören sıfatı bulunan … Bakanlığına (…’a) tebliğ edilmediği gibi sanığa tefhim edilen kararda, yasa yolunun tefhim/tebliğden itibaren şeklinde yanıltılarak bildirildiği, dolayısıyla 16.03.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulsüz olarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Usulsüz kesinleşme olduğu ve denetim süresi başlamadığı halde, denetim süresinde 23.11.2012 tarihinde kasıtlı suç işlediği gerekçesi ile 28.03.2019 tarihinde hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.

B.Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 09.03.2010 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 16.03.2010 tarihinde kesinleştiği kabul edilerek, sanığın denetim süresinde 23.11.2012 tarihinde işlediği kasıtlı suçundan mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine, ihbarda bulunulması ile İlk Derece

Mahkemesince duruşma açılarak sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de,

Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, sanığın eyleminin 4733 sayılı Kanun’a muhalefet suçunu oluşturduğu, kararın suçtan zarar gören ve katılma hakkı bulunan Tütün ve Alkol Piyasası Denetleme Kurumu vekiline tebliğ edilmediği ve sanığa tefhim edilen kararda yasa yolunun yanıltıcı şekilde gösterildiği, bu nedenlerle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve zamanaşımı süresinin durmadığı gözetilerek; zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 09.03.2010 tarihinden itibaren atılı suç için öngörülen ceza miktarı itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca olağan dava zamanaşımı süresi olan 8 yıllık sürenin İlk Derece Mahkemesince hükmün açıklandığı 28.03.2019 tarihinden önce dolduğu gözetilerek, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunarak, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırıldığı ve sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine şeklinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince, Olay ve Olgular başlığı altında (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunduğundan, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 29.03.2021 tarihli ve 2019/830 Esas, 2021/528 Karar sayılı kararında katılan … vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.04.2023 tarihinde karar verildi.

(KD)

KARŞI DÜŞÜNCE

Sanık … hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan İdare vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ve zamanaşımı nedeniyle düşmeye ilişkin kararının esastan reddi ile onanmasına ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;

1) Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 09.03.2010 tarihli kararın suç tarihi itibariyle suçtan zarar gören ve yokluğunda karar verilen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’na gerekçeli karar tebliğ edilmeden 16.03.2010 tarihinde kesinleştirildiği, yoklukta verilen kararın tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 09.03.2010 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği, kesinleştiğinin kabulü ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin verilen 28.03.2019 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması nedeniyle istinafı kabil bir karar niteliğinde olmaması ve bu nedenle de zamanaşımının ancak itiraz merciince değerlendirilmesinin mümkün olması karşısında, katılan idare vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 5271 sayılı CMK.nun 279. maddesi gereğince (İSTİNAF BAŞVURUSUNUN REDDİNE), 09.03.2010 tarihli kararın kesinleşmesi hususunun mahallinde takdir ve ifasına karar verilmesi yerine, yerel mahkemenin yok hükmünde olması nedeniyle İSTİNAFI mümkün olmayan 28.03.2019 tarihli kararının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı temyiz isteminin esastan reddine dair sayın çoğunluğun kararına;
2) Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, kanun koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 26.04.2023