Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11428 E. 2023/29 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11428
KARAR NO : 2023/29
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na Muhalefet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.05.2022 Tarihli ve 2022/64 Esas, 2022/428 Karar Sayılı Kararıyla
Sanık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 08.09.2022 Tarihli ve 2022/2552 Esas, 2022/2537 Karar Sayılı Kararıyla
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının, oy birliğiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Banka mudisi kendi rızasıyla bilerek ve isteyerek boş dekonta imza attığından 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinde düzenlenen banka zimmeti suçunun unsurlarının oluşmadığına,

2.5411 sayılı Kanun’un 162 nci maddesi uyarınca başvuru şartının somut olayda gerçekleşmediğine, bu nedenle banka zararının sanığa ödettirilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın müflis … Bankası A.Ş. … Şubesinde suç tarihi olan 21.12.2015 tarihinde şube müdürü olarak görev yaptığı, köylüsü olması nedeniyle önceden tandığı mudi … ile görüşerek Alternatif Bank hesabında bulunan 40.524,29 Euro parayı 07.12.2015 tarihinde mudi adına çalıştığı şubede açtırdığı hesaba aktardığı, ardından zimmetin açığa çıkmamasını sağlamak amacıyla daha önceden aralarında oluşan samimiyeti de kullanarak mudiye boş dekont imzalattırdığı, 21.12.2015 tarihinde ise mudi tarafından imzalanan boş dekont ile 40.000 Euro parayı tediye etmek suretiyle zimmetine geçirdiği anlaşılmıştır.

1. Yargılama konusu Somut Olayın Sanık Yönünden İncelenmesi
Sanığın üzerine atılı suç 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinde hüküm altına alınan zimmet suçu olup, anılan Kanun’un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre yapılan değerlendirme sonucunda;

Banka mudisi …’in farklı bir bankada bulunan hesabındaki 40.524,29 Euro tutarındaki paranın, katılan bankada mevcut hesabına 07.12.2015 tarihinde havale edildiği, 21.12.2015

tarihinde ise mudi imzalı bir adet tediye fişi ile 40.000 Euro paranın çekildiği, tanık Halil İbrahim ‘in sanığın müdürü olduğu bankada hesap açtırmak için gittiklerinde kendisininde yanlarında olduğunu, yalnızca hesap açılmasına ilişkin işlemler yapıldığını, mudinin sanığa hesabındaki parayı çekebileceğine ilişkin izin verdiğine yönelik bir şey duymadığını, sonradan da böyle bir izin verdiğini söylemediğini beyan ettiği ve bu beyanın mudi anlatımlarıyla örtüştüğü, bu kapsamda suça konu tediye fişinin üzerinde mudi imzası bulunsa da mudinin hesap açılışı için bir takım belgeleri imzaladığı sırada sanığın boş tediye fişini, mudinin bilgisi olmadan, imzalattırdığı ve sanığın hesabından para çekmesi için izin verdiğine ilişkin savunmasının dosya kapsamı ile uyuşmadığı kabul edilerek sanık … hakkında 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca nitelikli banka zimmeti suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu belirlenmiştir.

2.Müflis … Bankası A.Ş. İflas İdaresi vekillerinin 31.03.2022 havale tarihli dilekçe ile 5411 sayılı Kanun’un 160 ıncı maddesi uyarınca açılan kamu davasına müdahale talebinde bulundukları ve ilk derece mahkemesince 26.05.2022 tarihli celsede ilgili bankanın davaya katılan sıfatı ile kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

3.Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği sabittir.

4.Tanık H. İ. K.’in beyanı dava dosyasında mevcuttur.

5.Müflis … Bankası A.Ş. Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen 27.08.2020 tarihli kanuni müfettiş raporuna göre, … Şube müdürü sanık … tarafından mudinin talebi ve rızası olmadan 21.12.2015 tarihinde 40.000 Euro tutarındaki paranın çekildiği, söz konusu tediye fişinde yer alan imza ile mudinin banka sistemindeki imzalarının uyumlu olduğu, ayrıca ilgili C-… seri nolu dekontta mudi ismi bulunmamakla birlikte üzerinde “parayı müdür bey teslim etti” şeklinde bir ibarenin bulunduğu, tüm bunların sonucunda yapılan değerlendirmede, 21.12.2015 tarihli zimmet eyleminden sonra şikayetin 03.12.2019 tarihinde yapılması ve mudi beyanları dikkate alınarak şikayet konusu olayın müşteki ve sanık arasındaki yakınlık ilişkisinden kaynaklı ve bu ilişkilerin belirlediği bir ihtilaftan kaynaklanmış olabileceği, müflis banka zararının bulunmadığı görüşüne yer verildiği belirlenmiştir.

6.Banka mudisi … adına düzenlenen C-… seri-sıra numaralı ve 08.12.2015 tarihli bir adet nakil işlemleri dekontu ile C-… seri-sıra numaralı tediye fişi üzerinde yapılan imza incelemesinde, söz konusu imzaların mudi …’in elinden çıktığına ilişkin Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü tarafından tanzim edilen 03.04.2020 tarihli uzmanlık raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Beraate Yönelen Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık …’in, katılan bankanın … Şubesindeki mudiye ait hesaptan zimmete konu 40.000 Euro paranın çekildiği 21.12.2015 tarihinde şube müdürü olarak görev yaptığı, banka mudisi …’in aşamalardaki beyanlarından da anlaşılacağı üzere sanık ile mudi arasında aynı köyden olmaları nedeniyle öncesine dayalı tanışıklık olduğu, mudinin 2015 yılı Aralık ayında Euro hesabının bulunduğu … Bank … şubesinin kapanması üzerine sanığın isteği üzerine hesaptaki 40.524,29 Euro paranın bu sefer yine sanığın şube müdürü olarak görev yaptığı … Bankası … Şubesine 07.12.2015 tarihinde aktarıldığı, … Bankası … Şubesinde yeni hesap açılışı için sanığın bir kısım evrakı imzalattığı sırada mudinin 1 adet boş tediye fişine de imza attığı, daha sonra sanığın 21.12.2015 tarihinde mudi imzalı dekontu kullanarak mudinin hesabındaki 40.000 Euroyu zimmetine geçirdiği, böylece sanığın mudiyi yanıltarak imzalatılan boş tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çektiği ve nitelikli banka zimmeti suçunu işlediği, dinlenilen tanık beyanlarından, sanığın ikrara yönelik savunmasından, mudinin değişmeyen ve istikrarlı beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Başvuru Şartının Gerçekleşmediğine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
5411 sayılı Kanun’un “Yazılı başvuru ve müdahale” başlıklı 162 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi “Bu fikra uyarınca yapılan soruşturmalar neticesinde açılan kamu davalarında, Kurumun veya Fonun başvuruda bulunması hâlinde, bunlar başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazanırlar.” şeklinde olup, bu düzenlemeye göre Olay ve Olgular bölümünün (A-2) paragrafında da belirtildiği üzere suçtan zarar gören bankanın nitelikli banka zimmeti suçundan açılan kamu davasına katılma isteminde bulunduğu ve katılan sıfatını aldığı gözetilerek somut olayda 5411 sayılı Kanun’un 162 nci maddesi gereği başvuru şartının sağlandığı anlaşılmış, hükümde bu yönden de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/2552 Esas, 2022/2537 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, tazmine hükmedilen miktar üzerinden hesaplanan 8.689,032 TL nispi temyiz onama harcının sanıktan tahsiline,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.