Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11471 E. 2023/2684 K. 20.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11471
KARAR NO : 2023/2684
KARAR TARİHİ : 20.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/2863 E., 2022/537 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek istinaf başvurusunun
esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2009 tarihli ve 2008/110 Esas, 2009/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin altıncı

fıkrası uyarınca 10 … hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, suça konu eşyanın müsaderesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.

2.Sanığın denetim süresi içerisinde 17.08.2013 tarihinde kasten suç işlemesi üzerine Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.02.2018 tarihli ve 2016/395 Esas, 2018/121 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.

3.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/2863 Esas, 2022/537 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin beşinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası ve 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, dava konusu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmek suretiyle, sanık müdafii ve katılan kurum vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği, suçta kullanılan nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine, hukuka ve mevzuata aykırı kararın bozulmasına, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 14.00 sıralarında Nahçıvan – Aralık karayolunda kolluk görevlileri tarafından yapılan yol kontrolünde, Nahçıvan istikametinden gelen sanığın sevk ve idaresindeki … plakalı araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, sağ arka kapının dış kaportası ile iç döşeme arasında bulunan boşlukta mavi renkli bez havluya sarılmış vaziyette 1 adet 1,5 kg ağırlığında metal tüp içerisinde, net ağırlığı 10 gram olan selenyum maddesi ele geçirilmiştir.

2.Sanık aşamalarda, suça konu eşyayı Nahçıvan’da İran uyruklu bir şahıstan 500,00 ABD Doları karşılığında Türkiye’ye götürmek için aldığını, Gümrükte beyan etmeksizin Türkiye’ye getirmeye çalışırken yakalandığını beyan etmiştir.

3.Türkiye Atom Enerjisi Kurumunun yazısına göre, suça konu eşyanın analizi sonucunda doğal izotopik dağılıma sahip selenyum olduğu, maddenin ithali ve ihracında kurumdan izin alınmasına ilişkin düzenlemelerde bir hüküm yer almadığı bildirilmiştir.

4.Sanığın sorgusunun 16.12.2008 tarihinde yapıldığı, sanık hakkında 07.04.2009 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 15.09.2009 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde sanığın 17.08.2013 tarihinde suç işlemesi üzerine 09.02.2018 tarihinde hükmün açıklandığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihi itibarıyla sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre 8 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu gözetilerek, sanığın savunmasının alındığı 16.12.2008 tarihinden itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin 16.12.2016 tarihinde ve yine hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi ile ikinci suç tarihi arasındaki 4 yıl 27 günlük … zamanaşımı da eklendiğinde nihayet hükümden sonra ve fakat inceleme tarihinden önce 13.01.2021 tarihinde dolduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün tamamen çıkartılarak yerine, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine, dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, ibareleri yazılmak suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1.İddianamede nakil aracının müsaderesine ilişkin bir talep bulunmadığı gibi Mahkeme tarafından da temyize konu bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, bu konuyla ilgili temyiz talebi inceleme dışı bırakılmıştır.

2.Sanığın sorgusunun 16.12.2008 tarihinde yapıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 15.09.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın 17.08.2013 tarihinde kasıtlı suç işlemesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 09.02.2018 tarihli kararla hükmün açıklandığı, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince 01.02.2022 tarihinde, zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verildiği cihetle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 15.09.2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi olan 17.08.2013 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin durduğu ve İlk Derece Mahkemesince hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet kararının verildiği 09.02.2018 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca dava zamanaşımı süresinin kesildiği anlaşılmakla, incelenen dosya kapsamında Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin hüküm tarihi olan 01.02.2022 tarihi itibarıyla zamanaşımının gerçekleşmediği gözetilmeden yazılı şekilde kamu davasının düşmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan … İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 01.02.2022 tarihli ve 2021/2863 Esas, 2022/537 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.03.2023 tarihinde karar verildi.