Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11492 E. 2023/1358 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11492
KARAR NO : 2023/1358
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/370 E., 2021/330 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli, 2013/172 Esas, 2014/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, nakil aracının iadesine ve eşyanın

müsaderesine karar verilmiştir.

2.Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin 29.01.2014 tarihli, 2013/172 Esas, 2014/30 Karar sayılı kararının sanık ve katılan temsilcisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 09.09.2020 tarihli ve 2019/3674 Esas, 2020/10627 Karar sayılı ilâmıyla;
“…a) Nakil aracının iadesi kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Nakilde kullanılan aracın iadesine ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmakla, temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden TEMYİZ İTİRAZLARININ REDDİYLE İADE KARARININ ONANMASINA,
b) Mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’nın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasa’nın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasa’nın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,…” nedenleriyle suçta kullanılan nakil aracının iadesi yönünden onanmasına ve sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü yönünden ise sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2021 tarihli, 2020/370 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 10 ay hapis ve 20,00 TL adlî para cezasına, hapis cezasının ertelenmesine ve eşya müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan … İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hapis cezasının ertelenmesi müessesesinin uygulanmaması gerektiğine, suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine, re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın sevk ve idaresindeki aracın güvenlik güçlerince yol uygulamasında durdurulması sonucu yapılan önleme aramasında, aracın içerisinden 43 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanık aşamalarda değişmeyen savunmasında, sigaraları ailesiyle birlikte içmek için aldığını beyan etmiştir.

3.Bilirkişi tarafından düzenlenen 06.12.2013 hâkim havale tarihli raporda, suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu belirtilmiştir.

4.Sanık, 21.04.2021 tarihli duruşmada eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını maddi durumu iyi

olmadığı için ödeyemediğini beyan etmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
Her ne kadar Tebliğname’de 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında dosyanın bozulması üzerine, Mahkemece sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarının Devlet Hazinesine ödendiği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken indirim oranı belirtilmeden cezada indirim yapılabileceğine dair soyut bildirim ile yetinilerek anılan düzenlemenin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de, sanığa eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarının açıkça bildirildiği, herhangi bir indirim oranı belirtilmediğinden sanığın yanıltılmış olmadığı, Mahkemece süre verilmesine rağmen etkin pişmanlık bedelinin sanık tarafından maddi durumunun iyi olmadığı sebebiyle ödenmediği nazara alınarak 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmamış olmasında, herhangi bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Mahkumiyet Kararı Yönünden
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; “sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezası ile cezalandırılmamış olması” ve (b) bendinde; ” suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işleyemeyeceği konusunda mahkemede bir kanaatin oluşması” koşulları getirilmiş olmakla, ertelemeye engel adli sicil kaydı bulunmayan sanığın 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi müessesesine objektif koşullar yönünden engel halinin bulunmaması ve dosyaya yansıyan olumsuz bir kişiliğinin tespit edilememesi nedeniyle hapis cezasının ertelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 09.09.2020 tarihli ve 2019/3674 Esas, 2020/10627 Karar sayılı ilâmıyla; suçta kullanılan nakil aracının iadesine karar verildiği, bu itibarla nakil aracının iadesine ilişkin hükmün kesinleştiği anlaşıldığından katılan … İdaresi vekilinin nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

5.Sanığın 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve aynı maddenin onuncu fıkrası gereği mahkûmiyetine karar verilmesi sırasında bu hükümlere atıf yapan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 232 inci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş, keza 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer verilen; “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre

verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
” şeklindeki düzenleme karşısında, suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılıkların Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-5) numaralı bentte açıklanan nedenle Yayladağı Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2021 tarihli, 2020/370 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararına yönelik katılan … İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün birinci fıkrasında yer alan “5607 sayılı kanunun” ibaresinden sonra gelmek üzere “3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delâletiyle” ibaresinin eklenmesi, müsadereye ilişkin paragrafta bulunan “54” ibaresinin çıkartılarak yerine “54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.