Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11559 E. 2023/1935 K. 02.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11559
KARAR NO : 2023/1935
KARAR TARİHİ : 02.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/698 E., 2017/583 K.
SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İncelenmeksizin İade

Sanığın temyiz isteminin devir sonrası Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 2014/698 Esas 2017/583 Karar numarasını alan (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemenin, 24.02.2017 tarihli ve 2014/184 Esas, 2017/431 Karar sayılı mahkûmiyet hükmüne yönelik olduğu belirlenerek inceleme yapılmıştır.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Askerî Mahkemelerin kaldırılması sonrasında Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/698 Esas, 2017/583 Karar numarasını alan (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin 24.02.2017 tarihli ve 2014/184 Esas, 2017/431 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 15.08.2013-23.08.2013 tarihleri
arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu’nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.10.2022 tarihli ve 2021/152010 sayılı, incelenmeksizin iadesi görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; halihazırda cezaevinde olması nedeniyle adlî para cezasını ödemekte sıkıntı çekeceğinden hükmün temyiz edilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 14.08.2013 tarihinde rahatsızlığı nedeniyle Sarıkamış’tan Erzurum Mareşal Çakmak Asker Hastanesine KTM ile Tnk.Er …’ın refakatinde gönderildiği, sanığın anılan Hastanede 14.08.2013 tarihinde muayenesinin tamamlanmasının ardından katılış yaptığı Erzurum KTM’den 15.08.2013 tarihinde firar ettiği, 23.08.2013 tarihinde kendiliğinden birliğine teslim olduğu anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunmasında özetle, sevk edildiği psikiyatri servisinde önceden kullandığı ilaçların yazılmadığını, farklı ilaçların yazıldığını, bu tedaviyi istememesi nedeniyle anlık tepkiyle firar ettiğini, aklı başına gelince de birliğine katıldığını beyan ettiği belirlenmiştir.

3.Dosya içinde mevcut 16.08.2013 tarihli tutanakta; sanığın 15.08.2013 tarihinde saat 19:30’da Erzurum KTM’de alınan akşam yoklamasında olmadığının tespit edildiği belirtilmiştir.

4.Birlik Komutanlığınca düzenlenen tutanakta; sanığın 23.08.2013 tarihinde kendiliğinden birliğine teslim olduğu teslim olduğu belirtilmiştir.

5.Yargılama aşamasında sanığın muayenesi sonucunda düzenlenen 25.06.2015 tarihli psikiyatri uzmanı bilirkişi mütalasında; sanığın antisosyal kişilik, geçirilmiş uyum bozukluğu tanısı ile durumunun Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği A/17 F-1, A/16 F-2 ile uyumlu olduğu, madde kullanım öyküsü olduğu, iptila düzeyinde olmadığı, suç tarihlerinde ve halen askerliğe elverişli olduğu, cezai ehliyetini etkileyecek bir ruhsal hastalık tablosu içinde olmadığı, adlî müşahedesine gerek olmadığı belirtilmiştir.

6.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 17 nci maddesi ile 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına eklenen geçici 21 inci maddesinin (E) bendinin son fıkrasındaki “Kaldırılan askerî yargı mercilerinde görülmekte olan dosyalardan; kanun yolu
incelemesi aşamasında olanlar ilgisine göre Yargıtay veya Danıştaya, diğer dosyalar ise ilgisine göre görevli ve yetkili adlî veya idari yargı mercilerine dört ay içinde gönderilir.
” düzenleme uyarınca hükmün temyiz Kanun yoluna tabi olacağı anlaşılmakla Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B.Mahkûmiyet Kararı Yönünden
1.1632 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, asker kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olup unsurları arasında mazeret haline yer verilmemiştir. Buna göre, sanığın ikrarı, “Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen firar ve birliğe teslim tutanakları ile sanık hakkında tanzim olunan bilirkişi raporu karşısında, sanığın 15.08.2013-23.08.2013 tarihleri arasında kendiliğinden gelmekle sona eren firar suçunu işlediği belirlenmekle, Mahkemece, sanık hakkında alt sınırdan ceza tayin edilip, temadinin altı hafta içinde kendiliğinden gelmekle son bulması nedeniyle 1632 sayılı Kanun’un 73 üncü maddesi uyarınca kanuni indirim ve ardından takdiri indirim uygulanması suretiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasında, suç tarihinden önce işlediği firar ve kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bulunması nedeniyle yeniden suç işlemeyeceğine kanaat getirilmeyerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde, yine seçenek yaptırımlar yönünden herhangi bir tercihi bulunmayan sanık hakkında adlî para cezası seçenek yaptırımının tercih edilmiş olmasında ve bir gün karşılığı olarak adlî para cezasının suç tarihinde geçerli olan alt sınırdan belirlenmesi suretiyle kısa süreli hapis cezasının neticeten üç bin TL adlî para cezasına çevrilmesinde ve adlî para cezasının taksitlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.Sanık hakkında kurulan hükümde, 28.06.2014 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 81 inci maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklik gözetilmeden, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-3) paragrafında açıklanan nedenle Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2017 tarihli ve 2014/698 Esas, 2017/583 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında adlî para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafta yer alan “ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrilmesine” ibaresinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy
birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.03.2023 tarihinde karar verildi.