YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11618
KARAR NO : 2023/1353
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/53 E., 2021/1118 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/757 Esas, 2015/376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet
suçundan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi gereği 2 yıl 6 ay hapis ve 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının iadesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.04.2015 tarihli ve 2014/757 Esas, 2015/376 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 02.12.2020 tarihli ve 2019/26576 Esas, 2020/17550 Karar sayılı ilâmıyla;
” 1-) Nakil aracının iadesi kararının incelenmesinde;
Nakilde kullanılan aracın iadesine ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmakla, İADE KARARININ ONANMASINA,
2-) Mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,” nedeniyle sair yönleri incelenmeden bozulmasına karar verilmiştir.
3.Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/53 Esas, 2021/1118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un üçüncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 ay 20 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine ve kaçak eşyanın 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın vesayet altında olduğu ve suça konu sigaraları içmek için aldığı gerekçeleri ile beraat kararı verilmesine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 01:00 sıralarında kolluk görevlilerinin yaptığı uygulamada, sanığın sürücüsü olduğu araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada 600 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Sanık aşamalarda, suça konu sigaraları içmek amacıyla bulundurduğunu beyan etmiştir.
3.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun şekilde ihtarat yapılmamıştır. Bozma sonrası yapılan yargılamada ise kovuşturma aşamasında indirim oranı 1/3 olarak bildirilerek ihtarat yapılmıştır.
4.Sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunu gösterir 13.10.2014 tarihli Sağlık Kurul Raporu dosyada mevcuttur.
5.Dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı olan 8.105,68 TL’yi yatırdığına ilişkin alındı belgesini dosyaya ibraz etmiştir.
4.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Sanığın suç tarihinde sürücüsü olduğu araçta ticari miktarda kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sağlık kurul raporu, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak,
2.Sanık hakkında kurulan hüküm; 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek hükümden sonra, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun’da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ve aynı kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun’un tespiti yerine, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmalık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar
yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan ve yargılama aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katını ödediğine ilişkin makbuz sunan sanık hakkında, hükmolunan cezada “1/2” oranında indirim yapılması gerekirken “1/3” oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini,
4.Adli sicil kaydına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilam dışında kasıtlı suçtan mahkumiyete ilişkin sabıkası bulunmayan sanık hakkında, “hakkında verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunması nedeniyle CMK’nun 271. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,” şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişiklikten önce işlenen suçlarla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi gereğince verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği ve sanığın gümrük vergilerini ödeyerek kamu zararını giderdiğine ilişkin makbuzu dosyaya sunduğu cihetle sanık hakkında yasal olmayan gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmolunması,
5.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak mahkum olduğu kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, aynı Kanunun 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (2,3,4,5) paragraflarda açıklanan nedenlerle Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.05.2021 tarihli ve 2021/53 Esas, 2021/1118 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.