YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11779
KARAR NO : 2023/1262
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/971 E., 2021/351 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2013 tarihli ve 2013/550 Esas, 2013/597 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi yollmasıyla 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.
2.İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2013 tarihli ve 2013/550 Esas, 2013/597 Karar sayılı kararının sanık … katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 08.07.2020 tarihli ve 2019/9903 Esas, 2020/10098 Karar sayılı ilâmıyla;
“…A. Nakil aracının iadesi kararına yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Nakilde kullanılan aracın iadesine ilişkin mahkeme gerekçesi yerinde olmakla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden temyiz itirazlarının reddiyle iade kararının onanmasına,
B.Sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
1. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklinde düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun’un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, dosyanın tarafsız ve bağımsız bilirkişiye tevdi edilip suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin tespit edilmesi suretiyle; 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun’un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2.Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
3.Suça konu sigaraların numune alınmak suretiyle imha edildiğinin anlaşılması karşısında, sadece numune olarak bırakılan sigaranın müsaderesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken suça konu ve imha edilenler de dahil olmak üzere tüm sigaraların müsaderesine karar verilmesi,…” nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/971 Esas, 2021/351 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’ un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı
Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 80.00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına, suça konu numune olarak alınan sigaraların 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin
birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir.
4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.11.2022 tarihli ve 2021/114961 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; eyleminin 5237 sayılı Kanun’da suç olarak karşılığının bulunduğunun idrakında olduğu, maddi imkansızlıklar nedeniyle bu suçu işlediği belirtilerek kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde önleme araması kararına istinaden kolluk görevlilerince yapılan uygulamada durdurulan sanığın sevk ve idaresindeki araçta 545 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği, sanığın rızasıyla teslim etmesi üzerine sigaraların ve aracın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın bozma öncesi istinabe yoluyla alınan savunmasında, ele geçen sigaraları yakalanmasaydı Adana’ya götürüp satacağını beyan ettiği; bozma sonrası alınan savunmasında ise bozma ilamına bir diyeceği olmadığını, gümrüklenmiş değerin iki katı olan 73.084,46 TL’yi ödediği takdirde hakkında indirim hükümlerinin uygulanacağını anladığını, ancak bu parayı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını, vergiler toplamı olan 28.367,23 TL’yi ödediği takdirde yasal unsurlar oluştuğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebileceğini anladığını, ancak bu parayı da ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. … varakasında suça konu sigaraların CİF değerinin 8.175,00 TL, vergiler toplamının 28.367,23 TL, gümrüklenmiş değerin 36.542,23 TL olarak belirtildiği görülmüştür.
4.30.09.2013 tarihli bilirkişi raporunda; sanıktan ele geçen sigaraların bandrollerinin bulunmadığının, yabancı menşeili olduğunun ve gümrük kaçağı olduğunun bildirildiği, ayrıca suça konu sigaraların CİF değerinin 8.175,00 TL, vergiler toplamının 28.365,94 TL, gümrüklenmiş değerinin ise 36.540,94 TL olduğunun belirtildiği görülmüştür.
5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Olay ve Olgular” başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki araçta ticari miktarda kaçak ve bandrolsüz sigara ele geçirilmiş olması, sanığın savunmasında sigaraları satacağını ikrar etmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu belirlenmekle hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Dava konusu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran normal olduğu ve dosya kapsamında aksine bir delil de bulunmadığından
sanığın ele geçen eşya miktarı olan 545 karton kaçak sigaradan sorumlu olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında hüküm tesis edilirken 7242 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına (7423 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası) eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki hüküm uyarınca indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
3.Sanığın aşağıda belirtilen hususların dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
4. Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın bilirkişi raporunda belirtilen ve sanığın lehine olan gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin “1/2” olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenlerle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.03.2021 tarihli ve 2020/971 Esas, 2021/351 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.