Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11789 E. 2023/1788 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11789
KARAR NO : 2023/1788
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/183 E., 2021/667 K.
MALEN SORUMLU : …
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2014/237 Esas, 2014/362 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 13 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci

fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 3 yıl 4 ay hapis ve 1000,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, nakil aracının ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

2.Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.05.2014 tarihli ve 2014/237 Esas, 2014/362 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2019/10674 Esas, 2020/18362 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasa’nın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasa’nın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasa’ya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,…” nedenleriyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.

3.Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/183 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kaçakçılık suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 3 yıl 4 ay hapis ve 1.000,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, nakil aracının ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği temsil ettiği kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Kaçakçılığı önleme çalışmaları kapsamındaki devriye görevi esnasında duyulan şüphe nedeniyle sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet takibe alınmış, metruk bir binaya giriş yapması üzerine olay yerine gelindiğinde suça konu aracın yanında, açıkta 3350 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.

2.Sanığın savunmasında, tanımadığı bir şahsın para teklifi üzerine sigaraların yanında bulunduğunu beyan etmek suretiyle üzerine atılı suçu tevil yollu ikrar ettiği belirlenmiştir.

3.Tütün Teknoloji mühendisi tarafından düzenlenen 10.05.2014 tarihli bilirkişi raporunda suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmıştır.

2.Katılan Gümrük İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, dosyanın bozulması üzerine, Mahkemece sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar paranın Devlet Hâzinesine ödendiği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa 1/3 oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,

4.5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasında yer verilen; “Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir.
” şeklindeki düzenleme karşısında, doğrudan verilen adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasına atıf yapılması gerekirken 5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesine atıf yapılması,

5.1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun verdiği yetkiye istinaden Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen 2021 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin “Ceza davalarında ücret” kenar başlıklı 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine bu Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, usulüne uygun biçimde kamu davasına katılıp kendisini vekille temsil ettiren katılan Gümrük İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması,

6.5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “Hükmü veren mahkeme başkanının ve üyelerinin veya hâkimin, Cumhuriyet savcısının ve zabıt kâtibinin, katılanın, mağdurun, vekilinin, kanunî temsilcisinin ve müdafiin adı ve soyadı ile sanığın açık kimliği
…yazılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, hüküm duruşmasına katılan Cumhuriyet savcısının adı ve soyadının gerekçeli karar başlığına yazılmamış olması, hususları isabetli bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şırnak Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2021 tarihli ve 2021/183 Esas, 2021/667 Karar sayılı kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.