Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2022/11828 E. 2023/1342 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11828
KARAR NO : 2023/1342
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/889 E., 2021/816 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2014 tarihli ve 2013/689 Esas, 2014/233 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237

sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL ve 80,00 TL doğrudan hükmedilen adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2. Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2014 tarihli ve 2013/689 Esas, 2014/233 Karar sayılı kararının katılan Gümrük İdaresi vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 15.09.2020 tarihli ve 2017/12408 Esas, 2020/12496 Karar sayılı ilâmıyla;”Katılan Gümrük İdaresi’nin temyiz talebinin münhasıran suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesine yer olmadığına ilişkin karara yönelik olduğu belirlenerek, sanığın ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde;
Sanığa atılı eylemin 5607 sayılı Yasanın 3/1.- ikinci cümlesinde öngörülen suçu oluşturduğu gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu nedenleriyle” bozulmasına karar verilmiştir.

3. Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2020/889 Esas, 2021/816 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci, 7242 sayılı Kanun ile aynı maddeye eklenen yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanunu’nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapisten çevrili 2.000,00 TL ve doğrudan verilen 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine, suçta kullanılan nakil aracında gizli bölmeye rastlanmadığından, aracın piyasa değeri ile suçun işlenmesinden kaynaklanan kamu zararı arasında fahiş fark bulunduğundan müsaderesinin hakkaniyete aykırı olacağı gerekçesiyle müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.11.2022 tarihli ve 2022/52241 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; mahkemece suçta kullanılan aracın müsaderesine yer olmadığına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, kaçak eşya miktarı dikkate alındığında eşyanın nakli için söz konusu aracın kullanılmasının gerektiğine, başka bir kaçakçılıkta kullanılma ihtimali düşünülünce devletin uğrayacağı zararın daha da artacağına ve re’sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.16.08.2013 tarihinde 21.30 sıralarında 4 üncü Hudut Bölüğü Şehit Çavuş Murat … Hudut Karakolu sorumluluk sahasında 239 – 240 numaralı hudut taşları arasında 1 inci derece askeri yasak bölgede, Suriye istikametinden Türkiye istikametine doğru yasadışı yollarla malzeme taşıdığı görülen 46 D 1239 plakalı araca müdahale edildiğinde, sanığın 59 adet çuval içerisinde toplam 2.950 kg toz şeker ile yakalandığı anlaşılmıştır.

2.Suça konu eşyanın, Türk Gıda Kodeksi Şeker Tebliği ve Türk Gıda Kodeksi Etiket Yönetmeliğine uygun olmadığı, Türkçe ibarelerin bulunmadığı, izinsiz ve kaçak olarak yurda sokulan yurtdışı menşeili şekerler olduğuna ilişkin bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

3.Suçta kullanılan 46 D 1239 plakalı nakil aracının kayden malikinin kovuşturma aşamasında dinlendiği ve aracı haricen sattığını beyan ettiği, yine sanığın alınan savunmalarında aracın kendine ait olduğunu beyan ettiği görülmüştür. Suçta kullanılan nakil aracında taşınan eşyanın aracın ağırlıklı bölümünü oluşturduğu bilirkişi raporuyla sabittir.

4.Sanık bozma ilamı öncesi alınan savunmalarında yakalanan şekerleri Suriyeli bir şahıstan, sınırdan aldığını, aracına yüklediği sırada yakalandığını, pişman olduğunu beyan etmiş, bozma ilamı sonrasında alınan savunmasında ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini, bozma ilamında aleyhe hususları kabul etmediğini, lehe hükümlerin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir.

5.Sanığa soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada sanığa ödeme yapması amacıyla bir celse süre verildiği görülmüş ise de, mahkeme tarafından 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinin mahiyetinin sanığa anlatılmadığı anlaşılmıştır.

6.Dairemizin 15.09.2020 tarihli ve 2017/12408 Esas, 2020/12496 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere eylem 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında kaldığı, 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’da da söz konusu düzenlemenin korunduğu gözetilmeden, mahkemece sanık lehine olduğu ve karma uygulama yapılamayacağı gerekçesiyle 7242 ve 6545 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlendiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm,
1.Sanık hakkında Dairemizin 15.09.2020 tarihli ve 2017/12408 Esas, 2020/12496 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mahkemece uyma kararı verildiği halde yazılı şekilde 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hüküm tesisi,

2.7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmalık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında “Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır” düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödemesi halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılabileceği bildirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, mahkemeye gelen sanığa etkin pişmanlık hükmünün mahiyeti anlatılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,

3.Suçta kullanılan ve sanığa ait olduğu anlaşılan nakil aracında taşınan eşyanın nakil aracının yüküne oranla ağırlıklı kısmını oluşturduğu, suça konu eşyanın değeri ile nakil aracının değeri göz önüne alındığında müsaderesinin 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete de aykırılık oluşturmadığı anlaşılmakla müsaderesine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi,

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Reyhanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2020/889 Esas, 2021/816 Karar kararına yönelik katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.